Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/3096 E. 2019/2949 K. 20.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3096
KARAR NO : 2019/2949
KARAR TARİHİ : 20.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin babasına ait olan 477 parsel sayılı taşınmaza davalının haksız yere el attığını belirterek davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, köylerinde bulunan taşınmazların tapusunun bulunmadığını, dava konusu yeri harici satış sözleşmesi ile davacıdan satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu gayrımenkulün davacının mülkiyetinde olmadığı, gayrımenkulün aynına yönelik derdest kadastro tespitine itiraz davasının bulunduğu, davacının malik bulunmadığı bu yeri davalıya köy senediyle sattığı, hiç kimsenin kendi kötüniyetinden menfaat temin edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Dosya arasına alınan 24.03.2011 havale tarihli Kadastro Müdürlüğü yazısındaki açıklamalara göre, … Köyü’nün 1998 yılında Aşağı … ve Yukarı … Köyü olmak üzere ikiye ayrıldığı, … Köyü’nün kadastro çalışmalarından önce … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/333 Esas sayılı dosyası ile davalı olduğu, kadastro ilgili fenni ve hukuki evrakların kesinleşmediği, dava konusu parsel de dahil olmak üzere Kadastro Mahkemesinin 1989/30 Esas sayılı dosyası ile davalı olduğu ve halen davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Yine 07.05.2013 tarihli fen raporunda da … Köyü’nde yer alan tüm parsellerin tescilsiz olduğu belirtilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi hükmüne göre, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur denilmiştir. Dava konusu yer hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğine göre uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek ve dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 20/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.