YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3231
KARAR NO : 2019/3570
KARAR TARİHİ : 02.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 17.04.2013 tarihli dava dilekçesi ile 636 parsel sayılı taşınmaza davalının elatmasının önlenmesi ile 1.000 TL ecrimisil isteğinde bulunmuş, 07.11.2014 tarihli bilirkişi raporu ile 791 TL ecrimisil ile elatılan yerin değeri 1624 TL olarak saptanmış, davacı tarafından 21.01.2015 tarihinde 25 TL tamamlama harcı yatırılmış, Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine dair verilen karar, davacı vekilince ecrimisil isteğinin reddine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 1086 sayılı HUMK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 427/2 maddesi uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’den az olan davalara ait yerel mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür. Kararı temyiz eden davacı, dava dilekçesi ile davalının elatmasının önlenmesi ile 1000 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini istemiş, bilirkişi raporu ile 791 TL ecrimisil ile elatılan yerin değeri 1624 TL olarak tespit edilmiş, davacı tarafından başlangıçta 24,30 TL peşin harç ile tamamlama harcı olarak 25 TL alınmış olup Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen ecrimisil miktarının temyiz kesinlik sınırı olan 2.080,00 TL nin altında kaldığı açıktır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından (6100 sayılı Yasa’nın 3. maddesi yollamasıyla) davacı vekilinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, HUMK’un 440/III-1,2,3 ve 4.bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.