Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/3271 E. 2019/1643 K. 19.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3271
KARAR NO : 2019/1643
KARAR TARİHİ : 19.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, paydaşı olduğu 7205 ada 30 parsel sayılı taşınmazda bulunan iki katlı evin, davalının babası tarafından bazen mesken olarak kullanıldığını bazen de kiraya verildiğini ileri sürerek ecrimisile karar verilmesini istemiş, ayrıca bankadan çekmiş olduğu 4.000 TL’ye de davalı tarafından el konulduğunu ileri sürerek tahsilini talep etmiştir.
Davalı, taşınmazda bulunan üst katın 2013 yılı Ekim ayına kadar kendisi tarafından kullanıldığını, bu süre zarfında intifadan men edilmediğini, sonrasında kiraya verildiğini, alt katın kira bedelinin ise davacının iddia ettiği miktarda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın, davalı tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanıldığı gerekçesiyle ecrimisil isteğinin kısmen kabulü ile 14.192 TL ecrimisile karar verilmiş, fazlaya ilişkin talepler reddedilmiş olup, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil ve alacak isteklerine ilişkindir.
1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, arsa vasfındaki 7205 ada 30 parsel sayılı taşınmazın 3/8 payının davacı, 2/8 payının davalı, 2/8 payının da dava dışı İbrahim adına kayıtlı olduğu, davalının, davacının babası olduğu, taşınmazda zemin + 1 katlı yapı bulunduğu, keşif tarihi itibariyle iki ayrı bölümde de kiracıların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı, dava dilekçesi ile taşınmazın davalı tarafından gerek bizzat kullanmak gerekse kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını ileri sürmüş, davalı ise savunmasında üst katın 2013 yılı Ekim ayına kadar kendisi tarafından kullanıldığını, bu sürede intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini belirtmiş olmasına rağmen davalı savunması üzerinde durularak delilleri toplanmamış, süresinde bildirilen taraf tanıkları dinlenmemiştir.
Hal böyle olunca, taraf delillerinin eksiksiz bir şekilde toplanması, özellikle dinlenilmeyen taraf tanıklarının usulüne uygun çağrılarak dinlenilmesi ve üst katın davalı tarafından ecrimisil istenilen dönemde kiraya verilerek mi kullanıldığı yoksa bizzat kendisi tarafından mı kullanıldığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde saptanması, davalı tarafından bizzat kullanılan bir dönem olduğu tespit edilmesi halinde intifadan men şartının yerine getirilip getirilmediğinin belirlenmesi, davalının bizzat kullanımının olmadığının anlaşılması halinde ise sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
2.Kabule göre de, ecrimisil hesabının, önceki tarihten başlayarak ileriye doğru ÜFE artış oranlarının uygulanması suretiyle tespit edilmesi gerekirken, son yıldan başlayarak önceki tarihe doğru hesap yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 19.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.