YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3690
KARAR NO : 2019/6557
KARAR TARİHİ : 26.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, babası adına kayıtlı ancak kendisinin kullandığı dava konusu 324 nolu parsele, davalının maliki olduğu 319 nolu parselde yapılan inşaat nedeniyle haksız müdahalede bulunulduğunu belirterek, davalı tarafından yapılan müdahalenin men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 1324 parsel sayılı ‘Ev Samanlık Maa Avlu’ vasıflı taşınmazın dava tarihi itibariyle miras bırakanı …adına kayıtlı olduğu, yargılama aşamasında 16.07.2013 tarihinde intikal işlemleri ile davacı adına kayıt edildiği ve davalının çaplı taşınmaza kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece; davanın kabulü ile davalının, davacıya ait Bilecik İli Merkez Kendirli Köyü, Köyiçi mevkiindeki 324 parsel sayılı taşınmazına bilirkişiler …’ın 26.11.2013 tarihli raporunda kırmızı kalemle boyalı olarak gösterilen duvar ile yapılan müdahalenin men’ine, bu kısım üzerindeki müdahalenin kal’ine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çapa bağlı etmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
Somut olayda, 26/11/2013 tarihli fen bilirkişi raporuna göre, 324 parselin güney sınırında komşu 319 parsel maliki tarafından bu iki parsel arasında kalan duvarın yıkıldığı, bu yıkılan duvarın zemininde yapılan ölçüm sonucunda davacıya ait 324 nolu parsel içerisinde kaldığı ve duvarın krokide kırmızı kalemle boyalı olarak gösterildiği belirtilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda (var ise) tecavüzün niteliği, müdahale edilen alanın m2’si ve infaz için koordinatlarının belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda kal’ine karar verilen bölümün infaza elverişli olacak şekilde raporda ve krokide gösterildiğini söylemek mümkün değildir.
Hal böyle olunca, yeniden bilirkişi heyeti oluşturmak suretiyle davacının kayden maliki olduğu çekişmeli taşınmaz üzerinde gerekli teknik ölçüm aletleri ile keşif yapılması, davalının (var ise) inşaat yapmak suretiyle dava konusu 324 nolu parselin hangi kısım ve/veya kısımlarına müdahale edip etmediğinin duraksamaya yol açmayacak şekilde saptanması, tecavüz edildiğinin tespit edilmesi halinde ise bu yerlerin ( infaza elverişli olacak şekilde) ölçekli ve koordinatlı fen bilirkişisi raporunda net olarak gösterilmesi ve ondan sonra, infaza imkan verecek iş bu rapor esas alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, denetime ve infaza elverişli bulunmayan bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.