YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4327
KARAR NO : 2019/10157
KARAR TARİHİ : 11.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, tarafların paylı malik bulunduğu dava konusu 68 parsel numaralı taşınmazda vekil edeninin başlangıçta ¼ hissenin maliki iken, sonradan 32/320 oranında bir hisseyi daha tapudan satın alarak pay edindiğini, davalının, sonradan 32/320 hisseyi de alınmasını kabullenemeyip sinirlenerek, taşınmazda müvekkile ait olan 32/320 paya ilişkin kısma haksız biçimde el atarak, buğday ya da ayçiçeği ekip biçmek suretiyle tecavüzde bulunduğunu açıklayarak, davalının, davacıya ait 32/320 paya ilişkin taşınmaz kısmına vaki tecavüzünün önlenmesine ve 2014 yılı için haksız olarak vekil edeninin tasarrufuna engel olup, gelir elde etmesini önlediği için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ürün bedeli üzerinden hesap edilecek ecrimisil bedelinin hasat dönemi sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 200,00 TL. ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ise savunmasında, paydaş olduğu dava konusu taşınmazda, davacının hissesine tecavüz edip kullanmadığını, kendisinin de davacının da kendi hissesi kadar yeri kullandığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 68 parselde, 20.600,00 m2 yüzölçümlü, tarla vasfında kayıtlı bulunan taşınmazda fen bilirkişisi …’ın 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporundaki krokide A harfi ile gösterilen alanın 2.925,00 m2’lik kısmını kullanmak suretiyle davalının yaptığı elatmasının önlenmesine; davacı lehine 200,00 TL ecrimisil tazminatının 30/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; paylı mülkiyete tabi çaplı taşınmazda, paydaşlar arasında müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dava konusu 68 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydından, taşınmazın 20.600,00 metrekare yüzölçümlü ve tarla vasfında olduğu, davacının ¼ payı satış ve birleştirme suretiyle 13.08.2012 tarihinde, 1/10 payı ise satış ve birleştirme suretiyle 11.04.2013 tarihinde edindiği, davalının ise 32/320 oranında pay maliki olup bu paya intikalen 14.08.2003 tarihinde malik olduğu anlaşılmaktadır.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Bilindiği üzere TMK’nin 706, TBK’nin 237, TK’nin 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak (fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şuyun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, “ahde vefa” kuralının yanında TMK’nin 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir. Aksi halde, pek çok kimse zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.
Somut olayda dosya içeriğinden; taşınmazda tüm paydaşları bağlayan bir paylaşımın bulunduğu ispat edilemediğine, davacının da taşınmazda kullandığı bir yerin bulunduğu anlaşıldığına göre, paydaş olan davalının kendi payından fazlasını kullanması nedeniyle davacının kendi payından daha azını kullanabildiği iddiası ile açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Hal böyleyken davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.