Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/4948 E. 2020/3859 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4948
KARAR NO : 2020/3859
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, vekil edeni idarenin 2650 ada 12 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının taşınmazın 35.00 m2’lik kısmını hiçbir akdi ve kanuni sebebe dayanmaksızın ikametgah olarak kullandığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 01.06.2013-30.09.2014 tarihleri arasındaki dönem için 1.450,00 TL işgal tazminatının işgalin başlangıcından itibaren kademeli faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 01.06.2013-31.12.2013 tarihleri arasındaki dönem için 595,00 TL, 01.01.2014-30.09.2014 tarihleri arasındaki dönem için 805,00 TL olmak üzere dava konusu 01.06.2013-30.09.2014 tarihleri arasındaki dönem için toplam 1.400,00 TL haksız işgal tazminatının dönem sonlarından (tahakkuk tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 1086 sayılı HUMK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 427/2. maddesi uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080.00.TL’den az olan davalara ait yerel mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür. Karar davalı tarafından temyiz edilmiş ise de temyiz edilen miktarın temyiz kesinlik sınırı olan 2.080,00 TL nin altında kaldığı açıktır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebilir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından (6100 sayılı Yasanın 3. maddesi yollamasıyla) davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının REDDİNE, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.