Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/4953 E. 2020/3862 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4953
KARAR NO : 2020/3862
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 529 ada 3 parsel sayılı taşınmazın paylı maliklerinden olduğunu, taşınmaz üzerinde yer alan binadaki 3, 4 ve 6 numaralı dairelerin vekil edeninin eski eşi ve oğlu olan davalılar … ve … tarafından işgal edildiğini, davalı …’e bu hususta ihtarname gönderildiğini belirterek, davalı …’ın 6 numaralı daireye, davalı …’in 3 ve 4 numaralı dairelere yaptığı müdahalenin önlenmesine, davalılardan … bakımından ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.03.2010 tarihinden, davalı … bakımından ise boşanma davasının dava tarihi 19.01.2009 tarihinden itibaren toplam 100,00TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, bilirkişi raporu uyarınca davasını ıslah etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu dairelerde vekil edeninin tadilatlar yaptığını ve buna ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, baba-oğul ilişkisi nedeni ile kira ödemesi yapmasının hayatın olağan akışına ters olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 529 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 53 kapı numaralı Apartmanda 3 ve 4 nolu dairelere davalı … ‘in müdahalesinin önlenmesine, davalı …’ın aynı apartmanda 6 nolu daireye müdahalesinin önlenmesine dair istemin reddine, 7.368,00TL ecrimisil bedelinin 23/04/2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’den tahsiline, davalı … aleyhine açılan haksız işgal tazminatına dair davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1.Davalılardan …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 529 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 150/17280 payının davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazda davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının olmadığı, taşınmazda kat mülkiyeti/kat irtifakının kurulu olmadığı, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunan binadaki 3, 4 ve 6 numaralı dairelerin dava konusu olduğu, 3 ve 4 numaralı dairelerin tek daire olarak kullanıldığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, bilirkişi raporunda, davalı … aleyhine, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.03.2010 tarihi ecrimisilin başlangıç tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren ecrimisil hesaplanmış ve Mahkemece bu doğrultuda karar verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı tarafça davalılardan … hakkında 18.03.2010 tarihli ve 276 yevmiye nolu ihtarname keşide edilmiş, ihtarname içeriğinde dava konusu 3 ve 4 numaralı dairelerin 30 gün içinde tahliye edilmesi ihtarında bulunulmuştur. O halde, ihtarnamede davalıya verilen 30 günlük sürenin sona erme tarihi dikkate alınarak hesap yapılması gerekirken ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren hesap yapılması yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Davalılardan …’ın (vekalet ücretine ilişkin) temyiz itirazlarının incelenmesinde, davalılardan … aleyhine açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisilin tahsiline ilişkin dava reddedildiğine göre, reddedilen miktar üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Tüm bu hususlar düşünülmeden hatalı değerlendirme ile karar verilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalılardan …’in temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle, davalılardan Huriye Özdemir’in temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (3) sayılı bentte açıklanan nedenle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılardan …’in sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.