YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4997
KARAR NO : 2020/4466
KARAR TARİHİ : 06.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı EPDK vekili, davalı … Üretim Sanayi ve A.Ş. vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin 128 ada 32 parsel ve 128 ada 46 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalılardan EPDK’nin HES projesi kapsamında ihale sureti ile yüklenici firma olan diğer davalı … Üretim Sanayi Tic. Ltd. Şti.ye HES yapım işini ihale ettiğini, yapılan HES çalışmaları sırasında, vekil edeninin taşınmazlarına moloz, taş ve kaya parçaları dökülerek zarar verildiğini, taşınmazların kullanılamayacak duruma geldiğini belirterek, dava konusu taşınmazlara yapılan müdahalenin önlenmesini ve 9.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı EPDK vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Üretim San.Tic. Ltd. Şti vekili, üretim lisansının 2010 yılında alındığını, bu nedenle bu tarihten öncesi için zararın doğmasının mümkün olmadığını, HES inşaatının vekil edeni tarafından değil müteahhit firmalar tarafından yapıldığını, vekil edeninin sorumlu olamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, 128 ada 32 ve 128 ada 46 parsel sayılı taşınmazlar üzerine kaya parçaları dökmek suretiyle yapılan müdahalenin men’ine, 3.565,50 TL ecrimisilin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili, davalı EPDK vekili, davalı … Üretim San.Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 128 ada 32 ve 128 ada 46 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazların çevresinde yol yapım çalışmalarının yapıldığı, kazı esnasında çıkan moloz ve taşların davacının taşınmazlarına zarar verdiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, hesaplanan ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu eylemin haksız fiil niteliğinde olduğu gözetildiğinde, davaya konu eylemin gerçekleştirildiği yıllarda HES üretim faaliyeti göstermek üzere davalı EPDK’nın ilgili mevzuatı gereği yetkili olduğu üretim lisansını verdiği, bunların dışında taşınmaza fiilen el atmadığı gibi, davaya konu taşınmazda lisans sahibi şirketin gerçekleştirdiği haksız eylemlerle ilgili bir kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, bu haliyle, davalı EPDK’ya husumet düşmeyeceği ortadadır. O halde, davalı EPDK hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2. Somut olayda, Mahkemece, 128 ada 32 ve 128 ada 46 parsel sayılı taşınmazlara müdahalenin önlenmesine karar verilmiş ise de, dosya kapsamı itibariyle yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, 128 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 6.272,53 m2 miktarında, çayır niteliğinde davacı adına kayıtlı olduğu, taşınmazın bir kısmının Hanak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/45 Esas sayılı dava dosyasında 04.03.2013 tarihli kararla kamulaştırılmasına karar verildiği, ancak tapuya işlenmediği, Mahkemece hükme esas bilirkişi raporlarında müdahalenin önlenmesine karar verilen 128 ada 32 ve 128 ada 46 parsellerde müdahale edilen alanların krokide açık ve anlaşılır şekilde gösterilmediği anlaşılmakta, 128 ada 46 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasına karar verilen kısmının müdahalenin menine karar verilen alan içinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır. O halde, Mahkemece, müdahale edilen alanlar açık ve anlaşılır şekilde krokide gösterilerek, 128 ada 46 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırılmasına karar verilen kısımda müdahale varsa bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 128 ada 46 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma kapsamı dışında kalan kısmında ve 128 ada 32 parsel sayılı taşınmazda müdahale edilen alanlar denetime ve infaza elverişli şekilde belirlenerek bu bölümler yönünden müdahalenin önlenmesine karar verilmesi gerekir.
3. Mahkemece, 128 ada 32 ve 128 ada 46 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamı itibariyle yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, hükme esas alınan ziraat bilirkişisi raporlarında müdahale edilen alanlara göre hesaplama yapılmış ise de, fen bilirkişi raporlarında müdahale edilen alanların açık ve anlaşılır olarak gösterilmediğinden raporların denetlenebilir, açık ve anlaşılır olmadığı anlaşılmakta, 128 ada 46 parsel sayılı taşınmaz yönünden belirlenen ecrimisile kamulaştırılan kısmın dahil edilip edilmediği, ayrıca kamulaştırılan alanda kalan kısım yönünden kamulaştırma karar tarihi gözönünde bulundurulup bulundurulmadığı denetlenememektedir. O halde, Mahkemece, müdahale edilen alanlar net ve anlaşılır şekilde belirlendikten sonra, 128 ada 46 parsel yönünden kamulaştırmaya karar verilen alan yönünden kamulaştırma tarihine kadar ecrimisil istenebileceği de göz önünde bulundurularak ecrimisile karar verilmelidir.
4. Ecrimisile yönelik diğer temyiz itirazlarının bozma sebeplerine göre, şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ecrimisile yönelik diğer temyiz itirazlarının (4) nolu bentte açıklanan nedenle şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı ile davalı … Üretim Sanayi ve A.Ş.ne iadesine, 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.