YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5086
KARAR NO : 2020/6118
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 15 numaralı bağımsız bölümü, … 1.İcra Müdürlüğünün 2008/2072 Esas sayılı dosyasından yapılan ihaleye iştirak etmek suretiyle satın aldığını, ihalenin kesinleşmesine rağmen davalı tarafın taşınmazı boşaltmadığını açıklayarak, ihale tarihinden dava tarihine kadar 26.600,00 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, ihale tarihinden sonra davacı taraftan süre talep edildiğini ve davacı tarafından verilen süreye istinaden taşınmazda oturduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya 30.4.2015 tarihine kadar süre verildiği gerekçesi ile bu tarihten dava tarihine kadar olan 4 günlük süre için 100 TL ecrimile hükmedilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeye konu taşınmazın 15 numaralı bağımsız bölüm olduğu, davacı tarafından … 1. İcra Müdürlüğünün 2008/2072 Esas sayılı dosyası ile yapılan ihale sonucunda 3.7.2012 tarihinde cebri ihale yoluyla iktisap edildiği, ihalenin 3.7.2013 tarihinde kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın, önceki kayıt maliki davalı … … tarafından dava tarihine kadar kullanılmaya devam edildiği, eldeki davada ihale tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için ecrimisil istenildiği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK’nin 705.maddesinde “Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” denilerek, mülkiyetin kazanılması ve tescil koşulları düzenlenmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 134/1 maddesinde ise “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı, o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.” hükmüyle, cebri ihale sonucu mülkiyetin kazanılması ve ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın idare ve korunma şekli belirlenmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre ihale ile taşınmazı satın alan kişi veya kurum taşınmazın mülkiyetini ihalenin kesinleşmesi halinde ihale tarihinde kazanmış olur.
İİK’nin 135/2. maddesinde ise “Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur” denilmiştir. Anılan yasa hükmüne göre, ihale yoluyla satılan taşınmazın kayıt maliki dışındaki üçüncü kişiler tarafından işgali halinde uygulanma olanağı bulmaktadır. Alıcıya ihale edilen taşınmaz kayıt maliki dışındaki kişi ya da kişiler tarafından işgal edilmekte ise İİK’nin 135/2 maddesindeki açıklamaları içeren ihtarnamenin işgalciye gönderilerek 15 günlük süre tanınması ondan sonra ecrimisil isteğinde bulunulması gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta, cebri ihale 3.7.2012 tarihinde yapılmış olup 3.7.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda, ihale alıcısı davacıya mülkiyetin 3.7.2012 tarihinde geçtiği, davalının önceki kayıt maliki olduğu, davacının ihale tarihinden itibaren ecrimisil isteyebileceği açıktır.
Her ne kadar Mahkemece, davalının davacı tarafından verilen süreye istinaden taşınmazda oturduğu gerekçesi ile kısmen ret kararı verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından davalı tarafa müteaddit defalar verilen sürelerin, taşınmazın boşaltılmasını temine yönelik süreler olup, davacının taşınmazın bedelsiz kullanımına rıza gösterdiği anlamına gelmez. Açık rıza ve muvafakat olmadıkca davacı ecrimisil isteyebilir. İhale tarihinden dava tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.