YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5099
KARAR NO : 2020/5252
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 69 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının dava konusu taşınmazın yaklaşık 5.610’m2’ lik bölümüne, ekip biçmek ve su deposu yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu açıklayarak, davalının müdahalesinin önlenmesine ve yapının kal’ne karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, dava konusu alanın evveliyatından beri murislerine ait olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında davacı taraf adına tescil edildiğini, taraflarca varılan mutabakat neticesinde dava konusu alanın kendisi tarafından kullanıldığını ve rıza ile su deposunun yapıldığını, su deposunun yapımı için tahminen 20.000,00 TL harcama yaptığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin men’ine, davalı tarafından yapılan su deposunun kal’ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal isteklerine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava konusu taşınmaz, evveliyatında davacının babası Mesut İmamoğlu adına kayıtlı olup, 2005 yılında satış suretiyle davacı adına tescil edilmiştir. Gerek yargılama sırasında dinlenilen tanık beyanlarından, gerekse de Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/292 Esas ve 2015/133 Karar sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanlarından, davalı …’ın, davacının babası ile varılan anlaşmaya istinaden dava konusu alanı kullandığı ve su deposunu yaptığı anlaşıldığına göre, davalının iyiniyetli olduğunun kabulü ile yapının kal’ine karar verilirken TMK’nin 723. maddesinin gözetilmesi gerekirken doğrudan kal kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı tarafın temyiz itirazlarının 2.bentte açıklanan nedenle kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının 1.bentte açıklanan nedenle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.