YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5177
KARAR NO : 2020/5286
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, tarafların daha evvel paylı malik oldukları 5 nolu bağımsız bölümün ihale ile vekili edeni tarafından satın alındığını, taşınmazın ½’sinin uzun yıllar davalının kullanımında kaldığını, Kayseri 7. Noterliğinin 31.02.2007 tarih ve 03180 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kullanıma muvafakatlari olmadığının bildirilmesine rağmen 2013 yılı haziran ayına kadar işgalin devam ettiğini belirterek 31.01.2007 tarihli ihtarname esas alınarak davalının taşınmazı teslim ettiği haziran 2013 tarihine kadar olan dönem için hesaplanacak ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının dükkana duvar çektirdiğini, vekil edeninin kullanmasının söz konusu olmadığını tam aksine davalının 2011 yılı itibariyle bu yeri başkasına kiraya verdiğini ifade ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; “…davaya konu 5 numaralı bağımsız bölümün duvarla ikiye ayrılmış olup dava dışı 6 numaralı bağımsız bölüm ile arkasındaki davaya konu 5 numaralı bağımsız bölümün yarısının davalının kullanımına, dava dışı 7 numaralı bağımsız bölüm ile arkasındaki davaya konu 5 numaralı bağımsız bölümün yarısının ise davacının kullanımına bırakıldığı ve uzun yıllar fiili kullanımın bu şekilde devam ettiği, bu nedenle davacının davalıdan ecrimisil talep edemeyeceği, ayrıca davalıya tahliyeye yönelik ihtarnamenin tebliğ edildiği 01.02.2007-07.05.2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak 5 yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiği..” gerekçesiyle davacı tarafın 01.02.2007-07.05.2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ecrimisil talebinin zamanaşımı nedeniyle ve 07.05.2009-07.05.2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ecrimisil talebinin de esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz etmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Bilindiği üzere, 4721 sayılı TMK’nin 705. maddesinde “Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” denilerek, mülkiyetin kazanılması ve tescil koşulları düzenlenmiştir, İcra İflas Kanunu’nun 134/1 maddesinde ise “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı, o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.” hükmüyle, cebri ihale sonucu mülkiyetin kazanılması ve ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın idare ve korunma şekli belirlenmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre ihale ile taşınmazı satın alan kişi veya kurum taşınmazın mülkiyetini ihalenin kesinleşmesi halinde ihale tarihinde kazanmış olur.
Somut olayda; dava konusu ( 1547 Ada 377 Parselde kain) 5 nolu bağımsız bölüm taraflar arasında paylı şekilde kayıtlı iken Kayseri 1. (Sulh Hukuk Mahkemesi) Satış Memurluğu’nun 2012/26 satış numarası üzerinden yapılan ihale ile 25.03.2013 tarihinde davacı tarafından satın alınmış, 02.04.2013 tarihinde kesinleşen ihale sonucu taşınmazın 10.04.2013 tarihinde davacı adına kayıt edildiği anlaşılmıştır.
Bu şekilde davacı 25.03.2013 tarihinde tam malik olup taşınmaz paylı mülkiyet olmaktan çıkmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, gerektiğinde bilirkişiden ek raporda alınmak suretiyle (davacının tam malik olduğu) 25.03.2013 tarihinden 21.06.2013 (tahliye) tarihine kadar hesaplanmış ve/veya hesaplanacak ecrimisil alacağı yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) no’lu bentte yazılan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.