Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5179 E. 2020/5546 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5179
KARAR NO : 2020/5546
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, dava konusu arsa niteliğindeki 7957 ada 1 parsel sayılı taşınmazın vekil edeni adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmaz üzerine davalılar tarafından reklam panoları asılmak suretiyle müdahale edildiğini belirterek 5.200 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.304,00 TL ecrimisilin 640,00 TL’sinin 31.12.2013 tarihinden, 2.160,00 TL’sinin 31.12.2014 tarihinden ve 504,00 TL’sinin 13.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekili ve (katılma yolu ile) davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 795 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, davalıların çaplı taşınmaza kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece, taşınmaz başında keşif icra edilmediği gibi bu şekilde hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda sonuca gidildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca, uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif icrası ile davalılar tarafından haksız bir elatmanın bulunup bulunmadığının, elatma söz konusu ise niteliğinin tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmesi, (var ise) müdahale edilen kısmın m2’side tespit edildikten sonra ölçekli fen bilirkişi raporunda gösterilmesi, ondan sonra toplanmış ve/veya toplanacak delillere göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmiş olunması doğru değildir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 29.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.