Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5249 E. 2020/5405 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5249
KARAR NO : 2020/5405
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, 17 ve 112 parsel sayılı taşınmazların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, komşu taşınmaz olan 112 parselin ise dava dışı … adına kayıtlı olup varisler adına davalı tarafından kullanıldığını, davalının 117 parsele elattığını öne sürerek müdahalesinin men’ine, 112 parsel ile 111 parsel arasında ise sınır tespiti yapılarak var ise müdahalenin men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının maliki olduğu 117 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerince tanzim olunan rapor ve ekindeki krokide “c” harfi ile gösterilen 179,36 m2 lik kısmının, davalının kullanımında olan komşu 112 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olarak kullanıldığının sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, kararında taleplerin herbiri hakkında verilen hükmü göstermesi gerekir (HMK mad. 26; 297/2).
Somut olaya gelince, Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dava dilekçesinde 112 parsel ile 111 parsel arasında ise sınır tespiti yapılarak var ise müdahalenin menine karar verilmesi talep edilmesine rağmen Mahkemece bu talep yönünden yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.