Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5277 E. 2020/5188 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5277
KARAR NO : 2020/5188
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : El atmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı dava dilekçesinde, maliki olduğu 125 ada 23 parsel sayılı taşınmazı davalının kazık çakarak avlu yapmak suretiyle işgal ettiğini belirterek, el atmanın önlenmesini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesine ilişkindir.
HMK’nin 190/1. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, tanık deliline dayanmış olup, iki tanık ismi ve adres bildirmiştir. Davacı tarafın yalnız tek tanığı dinlenmiş ve keşifteki beyanında, tarafların sınır komşusu olduğunu, dava konusu taşınmaza komşu 24 numaralı parselin davalının oğluna ait olduğunu, bildiği kadarıyla tecavüz olmadığını, ne davalının ne de oğlunun müdahalesinin olmadığını belirterek, fiili kullanımın ne şekilde olduğunu fen bilirkişisine göstermiştir. Mahalli bilirkişi ise, herhangi bir tecavüzün olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
07.04.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda, yalnız davacının iddia ettiği alan raporda gösterilmiştir.
Hal böyle olunca, Mahkemece ispat yükü altında olan davacı tanıklardan biri dinlenmeden ve davalının müdahalesi duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeden eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.