YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5305
KARAR NO : 2020/4875
KARAR TARİHİ : 07.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların müşterek malik oldukları 20 parça taşınmazı davacının erkek kardeşleri olan davalıların kullandığını, davacının kullanımına engel olduklarını belirterek ecrimisil talep etmiştir.
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında beyanlarında, davacının daha önce talepte bulunmadığını, bulunsaydı payını vereceklerini belirtmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının uzun süreli kullanıma ses çıkarmaması ve ihtarname göndermemesi nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin ariyet akdi olduğu ve dava açılmakla ariyetin son bulduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verlen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
Kural olarak paydaşlar arası ecrimisil taleplerinde, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemez. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlardan birisi, davaya konu ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yerlerden olması yahut taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halidir. Bu takdirde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; murisin ölümünden sonra taşınmazların erkek evlatlar tarafından kullanılmasına davacı tarafından uzun süre ses çıkarılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; somut olayda, dava konusu taşınmazların bir kısmı fındık bahçesi, bir kısmı ise tarla olmakla birlikte fiilen fındık bahçesi, paydaşlar arası intifadan men şartının istisnasını oluşturmaktadır.
Paydaşlar arası usulüne uygun bir taksimin varlığı veya davacının paylaşıma muvafakati olduğu da kanıtlanamadığına göre, Mahkemece yapılması gereken; fiilen fındık bahçesi olan yerler hakkında intifadan mene gerek olmaksızın davacı paydaşın ecrimisil talep edebileceği gözönünde bulundurularak karar vermek olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
07.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.