YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5306
KARAR NO : 2020/6041
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmaz üzerinde tarafların murisinden kalan 4 katlı bina olduğunu, 2 katının davalılar tarafından işgal edildiğini, 2 katının kiraya verildiğini belirterek, ecrimisil talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın davalı …’ın parasıyla yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, tapulu taşınmazda zilyetliğe dayalı olarak ecrimisil talep edilemeyeceğinden davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmişitir.
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre dava, paydaşlar arası ecrimisil davasıdır. Ecrimisil davaları malik ya da zilyet tarafından açılabilir. Başka bir anlatımla, davacı ayni veya şahsi hakka dayanarak ecrimisil talebinde bulunabilir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir.
Somut olayda, dava konusu 7244 ada 8 parsel sayılı taşınmaz, arsa vasfıyla dava dışı kişiler adına kayıt olup, davacı, tarafların ortak murisi olan …’nın haricen yer satın alıp bina yaptığını belirterek zilyetliğe dayalı ecrimisil talebinde bulunmuş, davalılar ise binanın muris tarafından değil, davalı … tarafından yapıldığını iddia etmişlerdir. Davalılar cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmış olmalarına rağmen dava konusu binanın kim tarafından yaptırıldığı, davalıların hangi daireleri bizzat kullandığı hangilerini kiraya verdikleri belirlenmemiştir.
Mahkemece taraf tanıkları dinlenmeden, ihtilaflı olan binanın kime ait olduğu hususu tereddütsüz bir şekilde belirlenmeden, muris tarafından yapılmış ise, paydaşlar arası ecrimisil davalarındaki intifadan men şartı ve istisnaları gözönünde bulundurulmadan eksik araştırma ve hukuki olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.