YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5307
KARAR NO : 2020/5429
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazda davalı ile müvekkillerinin paylı malik olduklarını, daha önce açtıkları ecrimisil davasının intifadan men şartı oluşmaması nedeniyle reddedildiğini, daha önce açılan davanın dava tarihinden davalının tahliye ettiği tarihe kadar ecrimisil ve ticari faiz talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacıların murisi ile taksim yaptığını, başka ilde bulunan dairelerin kirasını davacıların murisinin aldığını, dava konusu taşınmazı da berber dükkanı olarak müvekkilinin işlettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 5.830 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine dair verilen karar, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda dava konusu 66 ada 24 parsel sayılı taşınmaza davalı ve davacıların murisi 1/2’şer payla malik iken, açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucu ihale ile davacılar satın aldığından, mülkiyet TMK’nin 705. maddesi ve İİK’nin 134/1. maddesi gereğince ihale tarihi itibariyle geçer. Davacılar ihale tarihi olan 30.05.2014 tarihi itibariyle taşınmaza tam malik olup Mahkemece bu husus gözetilmeden, davacıların ½ pay sahibi olduğu kabul edilerek ecrimisil hesap edilmesi doğru değildir.
Ayrıca, ecrimisil davalarında talep olması halinde, bilirkişi tarafından her yıl için saptanan ecrimisil miktarına tahakkuk tarihleri olan dönem sonlarından (her yıl için 31 Aralık tarihinden) itibaren yasal oranda faize hükmedilmesi gerekir. Mahkemece toplam ecrimisil bedeline dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine, 28.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.