Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5371 E. 2020/5468 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5371
KARAR NO : 2020/5468
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil, Alacak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, taraflar arasında görülen muris muvazaası davasında kabul kararı verildiğini belirterek, vekil edeninin paydaşı olduğu 1331, 1530, 2304, 3078 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin ecrimisil ve destekleme ödemelerine yönelik alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, 2010, 2011 yıllarında destekleme ödemelerinin dava dışı Serkan’a yapıldığı ve 2012, 2013, 2014 yıllarında ödeme yapılmadığı hususlarının Tarım Müdürlüğü’nce bildirildiği ve taşınmazların davalı tarafından kullanıldığı hususu ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil ve destekleme ödemelerine yönelik alacak istemine ilişkindir.
Dosya içeriği, toplanan deliller ve tapu iptali tescil davası kararından; dava konusu taşınmazların davacının murisi … adına kayıtlı olduğu, adı geçenin 31.08.2009 tarihli vekaletname ile dava dışı Serkan’ı vekil tayin ettiği, Serkan’ın da vekaletnameye istinaden bu taşınmazları 02.09.2009 tarihinde davalı …’ye sattığı, satışla aynı tarihte Nuhdede ile Serkan arasında Noter de kira sözleşmesi tanzim edildiği ve 4 parça taşınmazın Serkan’a kiralandığı, muris …’nin de 03.09.2009 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 30.10.2009 tarihinde davacı ve dava dışı kişiler tarafından davalı aleyhine, dava konusu 4 parça taşınmaza ilişkin muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, dava sonucunda murisin mal kaçırmak amacıyla dava dışı oğlu Hüseyin ve torunu Serkan ile birlikte hareket ettiği, satış işleminin muvazaalı biçimde gerçekleştirildiği ve davalının da el ve işbirliği içerisinde muvazaalı işleme katıldığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 28.01.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
O halde; dava konusu 4 parça taşınmazın, davalı tarafından muvazaalı olarak devralındığı tarihten muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil kararının kesinleştiği tarihe kadar davalının tasarrufunda olduğunun kabulü gerekir. Dolayısıyla dava konusu yapılan taşınmazların niteliğine uygun bilirkişiler aracılığıyla mahallinde keşfi yapılarak, davacı tarafın talebine, taşınmazların kullanım durumuna ve davacının payına göre belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile ecrimisil talebinin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, diğer temyiz itirazlarının (2) nolu bentte bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.