Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5502 E. 2020/5624 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5502
KARAR NO : 2020/5624
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili; davalı tarafın, vekil edeninin taşınmazına trafo koymak suretiyle işgalde bulunduğundan bahisle ecrimisile hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Her ne kadar Mahkemece davalı şirketin kötüniyetli zilyet olmayıp kamulaştırmaya ilişkin kararla birlikte dava konusu taşınmaza trafo montajını yapmış olduğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, az yukarıda açıklanan ilke ışığında tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacının 26.06.2014 satış+birleştirme edinme sebebi ie taşınmazda tam hisse ile malik olduğu, bundan ayrı 5/24 hisseyi 26.06.2007’de edindiğini cevaba cevap dilekçesinde belirttiği görülmüş, Mahkemece yapılması gerekenin, davacının dava konusu taşınmazda malik olduğu dönemler belirlenip, talep edilen ecrimisilin hangi dönemlere ilişkin olduğu açıklattırılıp, sonucuna göre ecrimisile karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 30.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.