Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5586 E. 2020/6102 K. 13.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5586
KARAR NO : 2020/6102
KARAR TARİHİ : 13.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davacı … davalıya ait taşınmazların birbirine komşu parseller olduğunu, davalı tarafça kendi taşınmazına inşa edilen binanın davacıya ait taşınmaza taşkın şekilde yapıldığını açıklayarak, elatmanın önlenmesi ile taşınmazın işgalden ari olarak davacıya teslimini ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla geri dönük beş yıllık ecrimisil bedeli 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir. 08.10.2015 tarihli celsede, ecrimisil yönünden talep miktarının 13.560,00 TL’ye arttırıldığı bildirilmiş ve harcı yatırılmıştır.
Davalı vekili, davacı tarafın iddia ettiği tüm hususların davalı tarafın açtığı ve halen derdest olan temliken tescil istekli davada görüşülmesi gerektiğini, yapının davacının taşınmazına taşkın şekilde yapılmasının ölçme tekniklerinde meydana gelen değişikliklerden kaynaklanmakta olduğunu, davalının hiçbir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu taşınmaza Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/900 Esas sayılı temliken tescil dosyası ile ve ayrıca mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlendiği üzere davalı tarafça bina yapmak suretiyle müdahalede bulunulduğu, müdahalenin hukuken korunan herhangi bir hakka dayanmadığı, müdahaleli kısmın 26,32 m2 büyüklüğünde olduğu, müdahaleli kısmın ecrimisil bedelinin bilirkişi raporu ile 13.560,00 TL olarak belirlendiği, alınan raporun bilimsel veriler içerdiği denetime de elverişli olduğu görülmekle, elatmanın önlenmesi yönündeki talep bakımından ilgili diğer davada temliken tescil isteği kabul edilip karar kesinleştiğinden dava konusuz kalmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi bakımından davanın kabulü ile; toplam 13.560,00 TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı lehine ecrimisile hükmedilmiş ise de dosya kapsamı incelendiğinde kabulün hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği ve gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği en azı kira geliri, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybına karşılık gelen bir bedeldir. Ecrimisil talep edilebilmesi için “kötüniyetli zilyet” ve “hak sahibi olmama” koşulları birlikte aranır.
Tüm dosya kapsamındaki bilgi, belge, davalı tarafça açılan Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/900 Esas sayılı temliken tescil istekli dava dosyası içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalının açmış olduğu temliken tescil davası neticesinde davalının iyiniyetli olduğunun belirlendiği, buna istinaden davası kabul edilerek temliken tescile karar verildiği ve ilgili kararın kesinleşerek niza konusu yerin tapuda davalı adına tescil edildiği sabittir. Diğer bir ifadeyle ecrimisil için aranan “kötüniyetli zilyet” olma koşulu somut olayda gerçekleşmemiştir. Mahkemece, ecrimisil talebinin tümden reddine hükmedilmesi gerekirken davalı aleyhine geriye dönük beş yıllık ecrimisil bedeli üzerinden karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.