YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5624
KARAR NO : 2020/5241
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, mirasen intikal eden dava konusu taşınmazın tamamının diğer paydaş mirasçı davalı … ve oğlu davalı … tarafından kulanıldığını, bu kullanım nedeniyle davacıya herhangi bir bedel ödenmediğini açıklayarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden geriye dönük beş yıllık süre için davalı … yönünden 2.000,00 TL, davalı … yönünden 1.000,00 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. 28.03.2016 tarihli dilekçeyle davalı … yönünden alacak talepleri 1.800,00 TL olarak arttırılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalı … için 114,00 TL’nin dönem sonu olan 11.06.2012 tarihinden, 360,00 TL’nin dönem sonu olan 11.06.2013 tarihinden, 380,00 TL’nin dönem sonu olan 11.06.2014 tarihinden, 400,00 TL’nin dönem sonu olan 11.06.2015 tarihinden, davalı … için 348,00 TL’nin dönem sonu olan 11.06.2014 tarihinden, 400,00 TL’nin dönem sonu olan 11.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan miktarın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 5219 ve 5236 sayılı Kanun ile 1086 sayılı HUMK’un 427/2. maddesi uyarınca 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL’den az olan davalara ait Yerel Mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür.
Temyiz eden davalılar yönünden kabul edilen miktar 2.002,00 TL olup miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da bir karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen alacak miktarı kesinlik sınırı içinde kaldığından 6100 sayılı HMK’nin 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 427/2 ve 432/4 maddeleri uyarınca davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.