Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5643 E. 2020/6539 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5643
KARAR NO : 2020/6539
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … ve diğerleri vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazların vekil edenlerine ait olduğunu, davalının taşınmazı işgal ettiğini belirterek, elatmanın önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu her iki taşınmazın davacıların murisi tarafından harici olarak vekil edenine satıldığını, vekil edenine sadece bir dairenin teslim edildiğini, birinin vekil edenince kullanıldığını, diğerinin teslim edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, keşif sırasında dairenin boş olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
1. 54 nolu bağımsız bölüm yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 53 nolu bağımsız bölüm yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamı itibariyle verilen karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, davalı vekilinin cevap dilekçesinde dava konusu dairelerden bir tanesinin vekil edenine teslim edildiği ve bir tanesinin vekil edenince kullanıldığını beyan ettiği anlaşılmakla, davalı tarafından davanın açıldığı tarihte 53 nolu bağımsız bölüme elatmanın olduğunun kabulü gerekir. Tüm bu açıklamalara göre, Mahkemece, davalı tarafından dava açıldığı tarihte dava konusu taşınmaza elatmasının olduğu, elatma yargılama sırasında sona erdirildiğinden dava konusuz kalmakla, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de, 53 nolu bağımsız bölüm yönünde davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği gözönünde bulundurularak, HMK’nin 331/1. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6. maddesi gereğince hükmedilecek yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden de davalının sorumlu olacağına karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.