Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5662 E. 2020/5173 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5662
KARAR NO : 2020/5173
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, davaya konu 2478 parselde kayıtlı taşınmazın 194 m2 kısmının, davalı … Müdürlüğünün kamulaştırmasız elatması nedeniyle, kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat dava tarihinden önceki döneme ilişkin beş yıllık 5.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davaya konu taşınmazı ne şekilde kullandığını kanıtlayamadığı, davaya konu yerin ecrimisil elde edilecek meskun mahal olmadığı ayrıca kamulaştırmasız elatma nedeniyle davacı lehine 72.750 TL tazminata hükmedildiği, zaten elatma nedeniyle bedelin davacıya ödendiği, bu kez ecrimisil davası açılmasının haklı görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre, davaya konu 2478 parselin 1/2 hissesinin davacı adına 12.09.1988 tarihinde satış yoluyla tescil edildiği, davacının, davalı …’ne karşı Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde 15.11.2012 tarihinde açtığı dava ile, 2478 parselin 194 m2 kısmına kamulaştırmasız elatıldığı bu nedenle elatılan arazinin bedelinin uyarlanarak davalıdan tahsilini talep ettiği, mahkemece 10.07.2013 tarihinde kamulaştırmasız elatılan 194 m2 alanda davacının hissesine düşen 97 m2’lik kısmın iptaliyle yol olarak terkinine, kamulaştırmasız elatma nedeniyle davacı hissesine düşen 72.750 TL’nin davalıdan tahsiline karar verildiği, bu kararın 15.04.2014 tarihinde kesinleştiği, davalı idare tarafından davacının hissedar olduğu taşınmaza 01.10.1993 tarihinden itibaren fiilen elatıldığı, davacının eldeki ecrimisil davasını 24.03.2014 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/09/2019 tarihli ve 2017/1-1273 Esas, 2019/911 Karar sayılı kararında da değinildiği üzere, kamulaştırmasız elatma nedeniyle taşınmaz mal malikinin, idarenin bu fiili durumuna razı olup, bedeli mukabilinde taşınmazın mülkiyetini idareye devretme iradesini ortaya koyduğu, eş söyleyişle kamulaştırmasız el koyma karşılığının tahsili talebiyle dava açtığı tarihe kadar idarenin taşınmaza elatması haksız fiil niteliğindedir. Sonuç olarak kamulaştırmasız elatma nedeniyle mal sahibi, taşınmazın dava tarihindeki değerini isteyebileceği gibi, ecrimisil de isteyebilir. Ancak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasından sonraki dönem için ecrimisil istenemeyeceği de kuşkusuzdur.
Somut olayda, davacı vekili kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat dava tarihine kadar olan dönem için ecrimisil talep etmiş, Mahkemece dava reddedilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bu hükmün doğru olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, az yukarıda da belirtildiği üzere,davacı kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davası açtığı için, kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davasının açılış tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için davacı lehine ecrimisil hesaplanması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I. Maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.