YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5754
KARAR NO : 2020/5927
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil, Müdahalenin Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, yerel mahkemece kararın kesin olduğundan bahisle ek karar verilerek temyiz isteminin reddine karar verildiği, yine ek kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, …, , … Mahallesinde bulunan 556 parselde müvekkilinin 2/96 hisse sahibi olduğunu, davalının, müvekkilinin fiilen zilyedi bulunduğu taşınmaza zeytin fidanı dikmek, çakıl kum ve kilit taş dökmek suretiyle haksız işgalde bulunduğunu, bu nedenle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, müvekkilinin hissesinden daha az bir kısmı kullandığını belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın etrafına davalı tarafından tel örgü çekildiği ve ayrıca taşınmaz içerisine zeytin ağaçlarının dikilip geri kalan kısmında çakıl taşlarının yığılıp, tarım araçlarının bulunduğu, böylelikle davacı tarafın taşınmazı kullanmasına davalının engel olduğu belirtilerek her iki talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Söz konusu temyiz istemi yerel mahkemece kesinlik sınırının altında kaldığından bahisle ek kararla reddedilmiş, bu sefer davalı vekili tarafından ek karar temyiz edilmiş, ek kararın kaldırılarak asıl kararın incelenmesi istenmiştir.
Dava, paydaşlar arasında elmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. İlk Derece Mahkemesince davalının temyiz isteği kesinlik sınırı gerekçe gösterilerek reddedilmiş ise de; 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’un 14.07.2004 tarihli, 5219 sayılı kanunla değişik 427.maddesi uyarınca, 01.01.2016 tarihi itibariyle miktar ve değeri 2.190 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, eldeki davada davacının ecrimisil isteğinin yanında 556 sayılı parsele ilişkin elatmanın önlenmesine de karar verilmesini talep ettiği ve bu talebinin de kabul edildiği, dolayısıyla davanın taşınmaza ilişkin olduğu ve HUMK’un 427/2 kapsamında olmadığı değerlendirildiğinden, Mahkemenin 14.06.2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek temyiz itirazlarının incelemesine geçilmiştir.
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi ve/veya ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı toplanan deliller ve tapu kaydına göre; davacı ve davalının davaya konu taşınmazda paydaş oldukları, davacı paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer olup olmadığını Mahkemece araştırılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazlarının (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.