YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5862
KARAR NO : 2020/2346
KARAR TARİHİ : 10.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi-Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş olup, hükmün asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili asıl dosyada dava dilekçesinde; mirasen intikal eden 8 nolu meskene davacıların hisseleri oranında davalı … ile birlikte malik olduklarını, davalının 2007 yılı Nisan ayından itibaren hiçbir bedel ödemeksizin ve davacıların rızası hilafına meskeni kullandığını, halen de kullanmaya devam ettiğini açıklayarak, davalı tarafından yapılan müdahalenin men’i ile 2007 yılı Nisan ayından itibaren 31 aylık ecrimisil bedelinden davacıların hisselerine düşecek miktar olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL, ayrıca müdahale devam ettiği sürece de iş bu dava tarihinden itibaren işlemeye devam edecek davacıların hisselerine düşen şimdilik 80,00 TL ecrimisil bedellerinin her ay için muacceliyeti tarihinden ifa tarihine kadar işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara hisseleri oranlarında ödenmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili birleşen dosyada dava dilekçesinde; miras kalan 2 numaralı meskene tapu kaydında hisse nispetinde davalılar Halime ve Sevim ile birlikte malik olduklarını, söz konusu meskenin davacıların haberi olmadan 10.12.2006 tarihinde davalılar tarafından üçüncü bir kişiye kiralandığını, davacıların hisselerine düşen kira bedelinin bugüne kadar ödenmediğini belirterek, 10.12.2006 tarihinden başlamak üzere dava tarihine kadar alınan kiradan 35 aylık işlemiş tutarı için davacıların hissesine düşen şimdilik 500,00 TL, ayrıca müdahale devam ettiğinden iş bu dava tarihinden itibaren her ay için işlemeye devam edecek kiradan şimdilik aylık 80,00 TL ecrimisil bedellerinin her aya dair muaccel olacağı tarihten ifa tarihine kadar işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hisseleri oranlarında ödenmesini talep etmiştir. Harcını yatırmak suretiyle sundukları 20.09.2010 tarihli dilekçeyle talep miktarı 3.580,00 TL’ye arttırılmıştır.
Davalı … vekili, değer tespitinin gayrimenkul satış müdürlüğü dosyasında yapıldığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur. Yargılama devam ederken asıl ve birleşen dosyada davalı …’nin 08.08.2010 tarihinde vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, verilen ilk kararda asıl davanın kabulüne, 8 nolu mesken yönünden 500,00 TL ecrimisil alacağının davalı …’ın davacılar dışındaki mirasçılarından alınarak davacılara hisseleri nispetinde verilmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, konusu kalmadığından meni müdahale talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden davanın kabulüne, 2 nolu mesken için 3.500,00 TL ecrimisil alacağının davalı …’dan alınarak hisseleri nispetinde davacılara verilmesine, dava tarihinden itiberen yasal faiz yürütülmesine, fazla isteğin reddine, davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2014/17794 Esas, 2014/17981 Karar sayılı ilamıyla, asıl davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmasının doğru olmadığına işaret edilerek hüküm bozulmuş, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi de reddedilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl davanın kabulüne, 8 nolu mesken yönünden 500,00 TL ecrimisil alacağının davalı …’ın davacılar dışındaki mirasçılarından alınarak davacılara hisseleri nispetinde verilmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, harçlandırılmayan meni müdahale talebi yönünden talebin reddine, birleşen davanın kabulüne, 2 nolu mesken için 3.500,00 TL ecrimisil alacağının davalı …’dan alınarak hisseleri nispetinde davacılara verilmesine, dava tarihinden itiberen yasal faiz yürütülmesine, fazla isteğin reddine, davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan asıl dava ve birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin asıl ve birleşen davalar yönünden diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulü şeklinde hüküm tesis edilmiş ise de davacı tarafın her iki dava dilekçesinde de (asıl davada 8 nolu mesken için ve birleşen davada 2 nolu mesken için) davaların açıldığı tarihten sonraki dönem işleyecek ecrimisile yönelik talepleri de bulunmakta olup, talep miktarları 80 TL olarak bildirilmek suretiyle buna göre harç yatırılmıştır. HMK’nin 297/2. maddesi gereği asıl ve birleşen davalardaki bu talepler hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Asıl davada, bilirkişi raporunda belirlenen ecrimisil alacak tutarı toplam 3.472,00 TL olduğu ve davacı tarafın fazlaya dair haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL istekte bulunduğu dikkate alınmaksızın sadece 500,00 TL alacağa hükmedilmesi, hüküm fıkrasında davacının fazlaya dair haklarının saklı kaldığı hususunun gösterilmemesi hatalı olduğu gibi, elatmanın önlenmesi isteğiyle ilgili olarak bozma sonrası davacı vekilince harç yatırmayacakları bildirildiğine göre iş bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına kararı yerine yazılı şekilde davanın reddi kararı verilmiş olması da doğru değildir.
Birleşen dava yönünden, 2 nolu meskenin davalı … ve yargılama aşamasında vefat eden Halime tarafından kiraya verildiği dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, 10.12.2006 tarihli kira kontratı, 15.03.2006 tarihli evrak ve beyanlardan sabit olup herhangi bir gerekçe de belirtilmeksizin dosya kapsamına aykırı düşecek şekilde birleşen davanın sadece davalı … yönünden kabulü de doğru olmamıştır.
Mahkemece, izah edilen eksiklik ve hatalar giderildikten sonra oluşacak sonuç dairesinde, temyiz edenin sıfatı ve kazanılmış haklar gözetilerek esas, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönlerinden karar verilmek üzere, açıklanan yönlerden asıl ve birleşen davaların bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.