YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5864
KARAR NO : 2020/6660
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil, Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; … ilçesi … Mahallesinde bulunan Hazinenin özel mülkiyetinde olan 592 ada 1 parsel sayılı yere otel, restaurant ve bahçe yapıldığını ve davalının bu güne kadar kullandığını, tahliye etmediğini devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan dava konusu taşınmaza davalının müdahalesinin menine ve otel, restaurant ve bahçenin kal’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davalının anılan taşınmazı … Köy tüzel kişiliğinden kiraladığını, taşınmazın köy tüzel kişiliğine ait olduğunu, buna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu,davalının fuzuli işgalci olmayıp kiralayan olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, 592 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalının müdahalesinin menine, inşaat bilirkişisinin 11.11.2013 tarihli raporunda belirtilen yapılar ile ziraat bilirkişisinin 31.10.2013 tarihli raporunda belirtilen ağaçların kal’ine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk dairesinin 2014/7834 Esas 2015/7563 Karar sayılı ilamı ile kısa kararda inşaat bilirkişi raporunda belirtilen yapıların tamamının yıkımına karar verildiği halde, gerekçeli kararda; bu bölüme ”otel binası hariç” ibaresi eklenerek hüküm kurulmak suretiyle kısa kararla çelişkili olarak gerekçeli karar oluşturulması doğru olmadığından ilamın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Yargıtay ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, 592 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalının müdahalesinin menine, inşaat bilirkişisinin 11.11.2013 tarihli raporunda belirtilen yapılar ile ziraat bilirkişisinin 31.10.2013 tarihli raporunda belirtilen ağaçların kal’ine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalının, dava konusu taşınmazı … Köyü Tüzel kişiliğinden kiraladığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davacı, kal davasını 3. kişi konumunda olan ve kayda dayalı üstün bir hakka sahip olmayan davalıya karşı açmıştır. Kiracı sıfatı bulunan davalının kal talebinde muhatap kabul edilemeyeceğinden mahkemece kal talebinin husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kal kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.