Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5981 E. 2020/6194 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5981
KARAR NO : 2020/6194
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Men’i ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, her iki davalı yönünden eletmanın önlenmesi davasının reddine, davalı … yönünden 3.750,00 TL ecrimisile karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeni ile davalıların kardeş olduklarını, davalılardan Hasan aleyhine muvazaa nedeni ile açılan dava neticesinde 2410 parselin tapu kaydının iptal olunarak hisse oranında vekil edeni adına tescil edildiğini, davalılara Sakarya 5. Noterliğinin 03.02.2008 tarihli ve 08310 yevmiye nolu ihtar gönderilmesine rağmen davalıların vekil edeninin taşınmazı kullanımına engel olduklarını, ekime dikime müsaade etmediklerini, vekil edenin payını ayırmadıklarını, hatta davalıların davacıyı tehdit ettiğini, davaya konu taşınmazdan yılda 3 kere mahsul alındığını, sulama yapılmadan mısır tarımı yapılan yerlerden olduğunu, vekil edenin payının 10,5 dönüm civarında olup dönüm icarının yıllık 400-600 TL olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00TL ecrimisilin davalılardan yasal faizi ile tahsiline, davalıların vekil edenin hissesine müdahalelerinin men’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davalıların bugüne kadar ektikleri alan için davacıya ecrimisil ödediklerini, davacı ve davalılar dışında hissedarların da olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen dönüm icarının abartılı olduğunu, gerçek piyasa bedelini yansıtmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece feragat nedeniyle elatmanın önlenmesi ve davalı … aleyhine açılan ecrimisil talebinin reddine, davalı … aleyhine açılan ecrimisil talebinin kabulü ile 3.750,00 TL ecrimisilin davalı …’dan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Türk Medeni Kanunu’nun 688. maddesine göre; paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.
Türk Medeni Kanunu’nun 701. maddesine göre; kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir.
Bu nedenle her bir paydaşın payı şeyin tamamına yaygın kabul edilir.
Somut olayda; taraflar tanık deliline dayanmış, tanıklarını mahkemeye bildirmiş, fakat Mahkemece tanıklar keşifte taşınmaz başında değil, duruşmada dinlenmiş, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş, yeniden her bir taşınmaz başında ayrı ayrı keşif yapılarak taraf tanıklarının HMK’nin 259 ve 290/2. maddeleri gereğince keşif yerinde dinlenmelerinin sağlanması, dava konusu taşınmazın kim tarafından, ne miktarda ve hangi amaçla kullanıldığı hususlarının taraf tanıklarından ayrıntılı olarak sorulması, taraf tanıklarının beyanları arasında çelişki bulunduğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 261/1 maddesi uyarınca çelişkinin yüzleştirmek suretiyle giderilmeye çalışılması, davacının kullandığı ya da kullanabileceği yerler olup olmadığı araştırılmalı bundan sonra tüm taraf tanık beyanlarının birlikte tartışılıp değerlendirilmesi ve ondan sonra oluşacak sonuca göre davacının ecrimisil talebi hakkında bir karar vermek olmalıdır.
Tüm bu hususlar düşünülmeden eksik araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı … vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.