YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6074
KARAR NO : 2018/14708
KARAR TARİHİ : 02.07.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı … Bayrakdar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu 61 ve 653 nolu parsellere, 654 nolu parsel maliki olan davalı tarafından ahır, ev inşa etmek ve avla çekmek suretiyle tecavüz edildiğini belirterek taşınmazlara müdahalenin önlenmesine, tecavüzlü olarak yapılan ev, ahır ve tahta avlanın kal’ine karar verilmesini talep etmiş olup, davalı … savunma yoluyla temliken tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalının 61 parsel ile 653 parseldeki ev ve odunluğun taşkın kısımları dışında kalan kısmına el atmasının önlenmesine, ev ve odunluğun taşkın kısımlarına ilişkin davanın reddi ile bu kısımların davalının paydaş olduğu 654 parsele eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş hükmün davalı … tarafından temyizi üzerine, 1. Hukuk Dairesi’nin 04.11.2013 tarih 2013/12314 Esas, 2013/15077 Karar sayılı ilamı ile ifraz hususunun mümkün olup olmadığının araştırılmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; ‘‘1.Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, 2. Davacı tarafça Bıçkıyanı Köyü 61 Parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak açılan davanın KABULÜ ile, Kadastrocu bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 30.04.2012 tarihli raporda gösterildiği üzere davalı tarafın 61 Parsel sayılı taşınmaza 551.937 m2’lik kısım yönünden yapmış olduğu MÜDAHALENİN MEN’İNE, 3. Davacı tarafça …. Köyü 653 Parsel sayılı taşınmaz lehine açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile, davalı tarafın 654 nolu parseli nedeniyle davacı tarafın 653 nolu parseline kadastrocu bilirkişinin 30.04.2012 tarihli raporuna ekli krokide “a” ve “b” harfleriyle gösterilen kısımlar dışında kalan toplam 135,266 m2’lik MÜDAHALESİNİN MEN’İNE, 4. Davacı tarafça Bıçkıyanı Köyü 653 Parsel sayılı taşınmaz lehine, kadastrocu bilirkişinin 30.04.2012 tarihli raporuna ekli krokide “a” ve “b” harfleriyle gösterilen toplam 64,31 m2’lik müdahale olduğuna ilişkin davanın REDDİNE, Kadastrocu bilirkişinin “a” ve “b” harfleriyle göstermiş olduğu toplam 64,31 m2’lik alanın 675,26 TL karşılığında davalı taraf adına, 654 Parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle TAPUYA TESCİLİNE, davalı tarafça … Bankası AŞ … Şubesinde davacı adına açılan hesaba yatırılan 675,26 TL’nin davacı tarafa ödenmesine, ’’ karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapasımı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar bozmaya uyularak yargılama yapılmış ise de; bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Bozma ilamında; “…Öte yandan taşkın yapı ile iki komşu taşınmaz fiilen birleşmekte, iktisadi bir bütün oluşturmaktadır. Olayın bu özelliği itibariyle taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa kabul edildiği üzere taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Bu durumda taşınmazların miras yoluyla veya temliken intikal etmesi halinde yeni maliklerde maddede belirtilen haklardan yararlanabildikleri gibi borçlardan da sorumlu tutulurlar.
Somut olaya gelince: mahkemece, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi taşkın bölümün temliken tescili yönünden ifrazının yasal olarak mümkün olup olmadığı belirlenmemiştir. İfraz kamu düzenine ilişkin olup, resen gözetilmesi zorunlu olduğu halde, mahkemece davalı adına tesciline karar verilen kısımların ifraz edilip edilemeyeceği hususunda araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Hal böyle olunca, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması, temliken tescil isteği yerinde görülür ise dava konusu 653 parsele taşkın bulunan evin 33,61 m2’lik kısmının ve odunluğun 30,70 m2’lik kısmı yönünden ifraz ve birleştirme işleminin olanaklı olup olmadığı hususunun (hükmü yalnızca davalı temyiz etmiş ise de anılan husus kamu düzeniyle ilgili bulunması nedeniyle) açıklığa kavuşturulması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizdir. ” açıklamalarına yer verilmesine rağmen, Mahkeme tarafından, il özel idareye veya belediyeye taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığı sorulmadan, yalnızca yeniden keşif yapılarak fen bilirkişisinin 02.03.2015 tarihli raporunda ifrazın uygun olacağı görüşüne itibar edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine,taraflarca HUMK’nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 02.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.