Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6338 E. 2020/6672 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6338
KARAR NO : 2020/6672
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının 23.05.2012 kesinleşme tarihli boşanma kararı ile boşandıklarını, davalının boşanma kararına ve … 27. Noterliği aracılığıyla gönderilen 24.06.2013 tebliğ tarihli ihtarnameye rağmen davacının maliki olduğu konutta oturmaya devam ettiğini açıklayarak, taşınmazın haksız kullanımı nedeniyle 23.05.2012 tarihinden itibaren aylık şimdilik 100,00 TL’den toplam 1.800,00 ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, rapor sonrası talebini 4.397,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların … ve … adlarında reşit müşterek çocuklarının bulunduğunu, davalının taşınmazda müşterek çocuklarının yanında iyi niyetli olarak oturduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 01.07.2013-23.11.2013 arası dönem için toplam 4.397,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili temyize gelmiştir.
Dava ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimsil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince, davalının dava konusu taşınmazda reşit müşterek iki çocuğu ile birlikte oturduğu bizzat davacı vekilince dosyaya ibraz edilen ikamet belgesinden anlaşıldığına göre, Mahkemece tespit edilen bedelin 1/3’ü üzerinden ecrimisile hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2.Dava dilekçesinde, 23.05.2012-11.12.2013 arası, yaklaşık 18 aylık dönem için şimdilik 1.800,00 TL talep edilmiş, Mahkemece 4 ay 22 gün için toplam 4.397,00 TL’ye hükmedilmiştir. Buna göre, davalı lehine reddedilen kısım üzerinden hesaplanacak vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi doğru olmadığından, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.