Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6365 E. 2020/6212 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6365
KARAR NO : 2020/6212
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin maliki olduğu taşınmaz üzerinde bulunan 21/2 numaralı meskeni davalının kullandığını, davacının taşınmazı satın alması ile kira ilişkisinin son bulduğunu ileri sürerek davalının haksız müdahalesinin men’ini istemiştir.
Davalı, dava konusu edilen taşınmazda oturduğunu, taşınmazın kendisine ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ile önceki malik arasında kira sözleşmesi bulunduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemelerinde olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 263 ada 7 parsel sayılı “Kargir 2 katlı ve birer katlı ev ve evin avlusu” vasıflı ve 1.414,38 m2 yüzölçümlü taşınmazın 16.05.2014 tarihi itibari ile davacı adına satış yolu ile tam hisse ile tescil edildiği, taşınmazda kat irtifakı/kat mülkiyetinin kurulu olmadığı, dava konusu taşınmazda davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece, kira ilişkisinden söz edilmek ve davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, eldeki dava, davacının taşınmazı satın alması ile önceki malik ile davalı arasındaki kira ilişkisinin son bulduğu, davalının çekişme konusu taşınmazı fuzulen işgal ettiğinden bahisle mülkiyet hakkına dayalı olarak açıldığına göre; anılan isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde bulunduğu kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca, işin esasının incelenmesi, önceki malik ile davalı arasında hukuken geçerli bir kira ilişkisinin varlığının ve TBK 310 maddesine göre davacı ile devam ettiğinin saptanması halinde davanın reddedilmesi, aksi halde elatmanın
önlenmesi yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.