YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6430
KARAR NO : 2020/6719
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davacının tapunun 1332 parselinde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, davalı belediyece taşınmazın içinden yol geçirmek suretiyle taşınmaza müdahalede bulunulduğunu, Datça Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/69 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararıyla davacıya ait taşınmaza yönelik 326,67 m2’lik alanda yol yapılmak suretiyle vaki müdahalesinin men’ine karar verildiğini açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçmişe yönelik 5 senelik sürede işleyen 5.000,00 TL ecrimisilin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddine, 995,24 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 5219 ve 5236 sayılı Kanun ile 1086 sayılı HUMK’un 427/2. maddesi uyarınca 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL den az olan davalara ait yerel mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür.
Temyiz eden davalı yönünden kabul edilen miktar (995,24 TL) olup miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen alacak miktarı kesinlik sınırı içinde kaldığından 6100 sayılı HMK’nin 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 427/2 ve 432/4 maddeleri uyarınca davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.