YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6437
KARAR NO : 2020/6810
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, tarafların ortak murisi adına kayıtlı olan dava dilekçesinde yer alan 31 adet parsel ve 3 dükkânı davalıların kullandığını belirterek, 200 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında sadece 3 dükkânda keşif yapılmasını istediklerini bildirmiş ve bilahare taleplerini 2.840,27 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, vekil edenlerinin 2011 yılından 2013 yılına kadar olan icar ve dükkân kiralarını tanıkları …’a verdiklerini ve …’ın da davacıya bu paraları elden verdiğini, vekil edenlerinin hak sahiplerine kiraların tamamını verdikleri hususunda … ve …’ün tanıklık yapacaklarını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 2.840,27 TL ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu edilen 588 ada 19 parselde bulunan dükkân niteliğindeki 5, 6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin tarafların ortak murisi … adına kayıtlı olduğu ve ara bölme ile duvarların kaldırılarak üç bağımsız bölümün birlikte kullanıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; dava konusu taşınmazların davalıların tasarrufunda bulunup bulunmadığı, dava konusu yapılan dükkânların davalılar tarafından kiraya verilip verilmediği, kira gelirlerinin davalılarca alınıp alınmadığı hususları üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bununla birlikte; tarafların tanık deliline dayandığı ve tanık isimlerini Mahkemeye bildirdiği halde Mahkemece taraf tanıkları dinlenmeden hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Kabule göre de; tarafların murisi ve aynı zamanda tapu kayıt maliki …’un mirasçılık belgesinin dosya arasına alınmaması da isabetli olmamıştır.
O halde Mahkemece, taraf tanıkları dinlenerek, dava konusu taşınmazların davalıların tasarrufunda bulunup bulunmadığı, dava konusu yapılan dükkânların davalılar tarafından kiraya verilip verilmediği, kira gelirlerinin davalılarca alınıp alınmadığı noktaları tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadan karar verilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.