Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6611 E. 2020/6922 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6611
KARAR NO : 2020/6922
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin sahip olduğu 27 ada 95 parsel sayılı taşınmazın 50 m2’sinin davalı tarafından bahçe olarak kullanıldığını belirterek elatmanın önlenmesini, sınıra çekilecek duvarın masrafına her iki tarafın da katlanmasına ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacının parseline komşu parseli olmadığını belirterek, taraf sıfatı yokluğundan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, davalının dava konusu taşınmaza elatmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, harcın yeterliliğine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi talebine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bilindiği üzere, yargı harcı, devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete, ondan yararlananların katkısıdır (YİBK, 16.12.1983 tarihli ve 1983/5 E.-1983/6 K.) Buna göre, bir hizmetin harç konusu olabilmesi için kişilerin bir kamu kurumundan yararlanmaları, kişilere kamu eliyle özel bir yarar sağlanması ve kamu idaresinin kişilerin özel bir işiyle uğraşması gerekmektedir. 492 sayılı Harçlar Kanunu harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32. maddesinde, “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü getirilmiştir. Aynı Kanun’un 30.maddesinde ise, yargılama sırasında tespit olunan dava değerinin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için yargılamaya devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı belirtilmiştir.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden dava dilekçesinde talep edilen ve dava değeri 1000 TL gösterilerek harçlandırılan el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak, keşfen saptanan 24.960 TL üzerinden daha önce yatırılan harç dikkate alınarak peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilmek suretiyle hükümde harcın yeterliliğine karar verilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca, somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davalı dava konusu taşınmazın A harfiyle gösterilen 49,92 m2’lik kısmını işgal etmiştir. Mahkemece, yapılan parselasyon çalışmasının fiili zemine aplikasyonu sırasında hata yapılması sonucu parsellerin tamamında adalar bazında kayma tespit edildiğinden, davanın kısmen kabulüne karar verildikten sonra yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış ise de, 6100 sayılı HMK’nin 326. maddesinde düzenlenen; “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü karşısında yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektrmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazları ile davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 20,20 TL peşin harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 25,20 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.