YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6668
KARAR NO : 2020/6389
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, dava konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün yargılama giderleri yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalının davacının maliki olduğu 5062 ada 11 parselde kayıtlı taşınmaza, geçerli bir nedene dayanmaksızın tecavüz ettiği, bu tecavüzün İmar Kanunu’nun 18. maddesi neticesinde oluştuğu, Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/89 D.iş sayılı tespit dosyasıyla tespit yapıldığı, ilgili dosyada davacının taşınmazına yapılan elatmanın önlenmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesi, tecavüzün önlenmesi için tespit edilen 5.750,00 TL ile tespit için yapılan giderin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu binanın yapımının imar uygulamasından önce olduğu, davacının tecavüzün önlenmesini yada önlenmesi için gerekli masrafların ödenmesini talep etme hakkı olmadığını, bu nedenle davanın reddine tespit dosyası dahil yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın İmar Kanunu’nun 18. maddesi uygulanmasıyla tecavüzlü hale geldiği, ancak buna rağmen tespit dosyasıyla tecavüzden haberdar olmasına rağmen davalının dava konusu taşınmaz üzerindeki tecavüz kısmını ortadan kaldırmadığı, dava açıldıktan sonra, yapılan keşif esnasında tecavüz kısmının yıkıldığının müşahade edildiğini, bu durumun bilirkişi raporları ve keşifte gözlemlendiğinin anlaşıldığı, dava devam ederken dava konusu tecavüze konu taşınmazın tecavüzlü halinin ortadan kaldırılması durumunda davanın konusuz kalacağı, davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmayacağı, bu halde mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacı açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğu tespit edilip, o tarafın yargılama giderlerine bu arada vekalet ücretlerine mahküm edilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazdaki tecavüzün davadan sonra ortadan kaldırıldığı, tespit esnasında tecavüzlü kısmının bulunduğunun tartışmasız olduğu, tespitten sonra dava açılma sürecine gelinceye kadar 1,5 yılı aşkın süre tecavüz ortadan kaldırılmayıp, davalının tespiti ile İmar Kanunu’nun 18. maddesi gereğince taşınmazının komşu parsele tecavüzü olduğunu öğrendiği halde, tecavüzü gidermediği, şu halde dava açıldığı esnada dava tarihine ve şartlarına göre hüküm kurulacağından yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığına şeklinde karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde yargılama giderleri yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3194 sayılı Yasa’nın uygulanmasından kaynaklanan bir sonuçla davalıya ait binanın taşkın duruma gelmesinde davalıya bir kusur izafe edilemeyeceğinden, aynı nedenle kendisine yargılama gideri ve avukatlık parası yükletilemeyeceği yasal ve yargısal uygulamalar gereğidir. Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde yargılama giderlerinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi yerinde değildir. Ne var ki, zikredilen bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün açıklanan sebeple hüküm fıkrasında geçen “Davacı tarafından yapılan, 151,11 TL peşin harç, 1.145,85 TL tespit gideri, 64,00 TL tebligat ve posta gideri, 76,00 TL talimat masrafı, tanıklık ücreti 65,00 TL olmak üzere toplam 1.501,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ve “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.800,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlelerinin hüküm fıkralarından çıkarılmasına, yerlerine “Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,” ibaresinin yazılmasına, HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.