Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6765 E. 2020/6883 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6765
KARAR NO : 2020/6883
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 732 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan apartmanın 3. kat 5 numaralı dairesini davalıdan 28.09.2007 tarihinde satın aldığını, eski malik olan davalının evi satarken boşaltacağını beyan ettiğini, ancak satış gerçekleştikten sonra davalının evi boşaltmadığını ve her türlü uyarıya rağmen oturmaya devam ettiğini, müvekkilinin bu duruma rıza göstermediğini öne sürerek davalının elatmasının önlenmesine, taşınmazın müvekkiline teslimine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 26.11.2010-26.11.2015 tarihleri arasına ilişkin 14.900,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.05.2016 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 23.280,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içerisinde cevaplarını bildirmediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, davacının, dava konusu taşınmazın müşterek maliklerinden birisi olup, davalının, kayıt veya mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı,Türk Medeni Kanununun 693. maddesinin son fıkrasına göre, ortaklardan her birinin, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabilecekleri, bu nedenle davacının, dava konusu dairenin tümü yönünden, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep edebileceği, her ne kadar gerek dava dilekçesi, gerekse ıslah dilekçesinde, dava konusu 5 nolu dairenin tümü yönünden ecrimisil istenilmiş ise de, taşınmaz, müşterek mülkiyet şeklinde kayıtlı olup, tüm müşterek maliklerin katılımı ile, dava konusu taşınmazın fiilen ve rızaen taksim edildiği, dava konusu 5 nolu dairenin, bu paylaşım sonucunda sadece davacının kullanımına tahsis edildiği hususu iddia ve ispat edilmediğinden, davacının ancak, dava konusu taşınmazdaki payı oranında ecrimisil talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının müdahalesinin men’i ile söz konusu daireden tahliyesine, toplam 1.536,61 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, dava konusu 732 ada 3 parsel sayılı taşınmazın arsa niteliğinde olup 20/303 payının 28.09.2007 tarihinde satış sebebi ile davacı adına tescil edildiği, resmi senet örneğine göre davacının anılan payı davalıdan satın aldığı, bilirkişi raporuna göre kat irtifakı/mülkiyeti kurulu olmayan taşınmaz üzerinde bodrum+zemin+5 normal kattan oluşan 7 katlı apartman, 16 adet daire olduğu, anılan dairelerden 5 numaralı olanın davalının kullanımındaki iken, davalının taşınmazdaki payını davacıya satış sureti ile devrettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece her ne kadar, taşınmazın, müşterek mülkiyet şeklinde kayıtlı olup, tüm müşterek maliklerin katılımı ile, dava konusu taşınmazın fiilen ve rızaen taksim edildiği, dava konusu 5 nolu dairenin, bu paylaşım sonucunda sadece davacının kullanımına tahsis edildiği hususu iddia ve ispat edilmediğinden, davacının ancak, dava konusu taşınmazdaki payı oranında ecrimisil talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, satış tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaz üzerinde apartman niteliğinde bina bulunması, davalının da arsa payına karşılık olarak bu yerde oturduğu ve halen de oturmaya devam ettiği, devredilen arsa payının mevcut daireyi karşılar durumda olması karşısında, pay satışının daireyi de kapsadığının kabulü ile dairenin tümü üzerinden kira geliri esas alınmak sureti ile hesaplanan ecrimisilin hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.