YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6776
KARAR NO : 2018/17349
KARAR TARİHİ : 15.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davacının hissedarı olduğu dava konusu …… parsel sayılı taşınmazda 6 …… yerinin yanı sıra 4 …… yerin de haricen satın alındığını taşınmazın tamamının davalı tarafından ( 2013-2014 ve 2015-2016 tarım dönemleri için ) 2 senedir ekilip biçildiğini, davacının dava konusu 345 parselde 9/20 ve 3/10 hisselerinin bulunduğunu , taşınmazın tamamının davalı tarafından (2015-2016 tarım dönemleri için) bu sene ekildiğini, davacının vakıflardan kullanım izni almak suretiyle bedelini yatırdığı … parsel sayılı taşınmazının tamamı 4080 m2 olup, 3264 m2sinin davalı tarafından (2013-2014 ve 2015-2016 tarım dönemleri için ) 2 senedir ekildiğini, yine davacının Vakıflardan kullanım izni aldığı ve bedelini yatırdığı 3210 parselin ise yarısının davalı tarafından (2015-2016 tarım dönemleri için) ekildiğini vakıflardan alınan yerler için davalının haklı zilyetliğinin bulunmadığını, davalıya ihtar çekildiğini ancak cevap verilmediğini, bu nedenle talebe konu zaman ve döneme ilişkin olarak davacının hissesi ve sahipliğine tekamül eden ( ileride artırıp eksiltmek üzere) 1500 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Davalı olarak başlangıçta … gösterilmişse de daha sonra davalının isminin …… olduğunun tespit edildiği belirtilmiş olup davalı …; taşınmazların müşterek mülkiyetli olduğunu, bu nedenle taşınmazın hissesine isabet eden arazi üzerinde kimin ne kadar hisseye sahip olduğunun belli olmadığını, dava dilekçesinde kendisine ihtar çekildiği iddia edilse de böyle bir ihtarın yapılmadığını, taşınmazın maliki yani hissedarının …… Avcı olması nedeniyle husumet yönünden davanın …… Avcı’ya yöneltilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen parseller hakkında …… Sulh Hukuk Mahkemesi nin satış kararı verdiğini, bu dosyanın kesinleşerek …… Mahkemesi satış memurluğunun 2015/17 satış dosyası ile 345-…… parsel sayılı taşınmazların satışının 20/04/2016 günü saat:09.10 ve 09.20 de satışının yapıldığını, bu nedenle davacının satışı durdurma amacı güderek kötü niyetli olduğunu, davanın esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalının, dava konusu …… ve 344 parselde kayıtlı …… Üçok ve … ile birlikte toplam 5 kişinin ortak mülkiyetinde bulunan tarlaları 2013-2014, 2015-2016 tarım döneminde ekilip biçildiği, ancak …… Üçok ve …’na hiçbir ödeme yapmadığı, keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda ecrimisil bedelinin 19.939,80 TL tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne 1500TL nin dava tarihinde itibaren 18439,80TL nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı … tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava ; ecrimisil istemine ilişkindir.
Olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise, HMK’nin 25, 26, 31 ve 33. maddeleri (1086 sayılı HUMK’un 74, 75 ve 76. maddeler) gereğince, Hakime aittir. Ancak, 6100 sayılı HMK’nin 26. (1086 sayılı HUMK’un 74.) maddesine göre; hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Talepten fazlaya karar verilebilmesi ancak davalının muvafakatiyle mümkündür (HMK m.141/2).
Bu ilkeler ışığında, davacı vekili dava dilekçesinde davacının hissedarı olduğu dava konusu …… parselde taşınmazın tamamının davalı tarafından ( 2013-2014 ve 2015-2016 tarım dönemleri için ) 2 senedir ekilip biçildiği, davacının yine hissedarı olduğu dava konusu 345 parsel sayılı taşınmazın tamamının davalı tarafından (2015-2016 tarım dönemleri için) ekildiği, davacının vakıflardan kullanım izni almak suretiyle bedelini yatırdığı 2954 parsel sayılı taşınmazın tamamının 4080 m2 olup 3264 m2 sinin davalı tarafından (2013-2014ve 2015-2016 tarım dönemleri için ) 2 senedir ekildiği, yine davacını vakıflardan kullanım izni aldığı ve bedelini yatırdığı 3210 parsel nolu taşınmazın ise yarısının davalı tarafından (2015-2016 tarım dönemleri için) ekildiği belirtilerek ecrimisil talebinde bulunulmuştur. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda …… parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; ( 2013-2014 ve 2015-2016 tarım dönemleri ,davacının tapuda kayıtlı hissesi olan 3/20 hisse ve taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığı dikkate alınarak 2013 yılı için ……, 2014 yılı için ……, 2015 yılı için …… ve 2016 yılı için …… olacak şekilde, 345 parsele ilişkin olarak; dava dilekçesinde 2015 -2016 dönemi için bu yıllığına denilerek talepte bulunulduğu halde raporda, 2013-2014 ve 2015-2016 tarım dönemleri için davacının tapuda kayıtlı hissesi olan 9/20 hisse ve taşınmazın tamamının kullanıldığı dikkate alınarak 2013 yılı için ……, 2014 yılı için ……, 2015 yılı için …… ve 2016 yılı için …… olacak şekilde, 2954 parsele ilişkin olarak; dava dilekçesinde 3264 m2 sinin davalı tarafından kullanıldığı belirtildiği halde raporda, taşınmazın tamamı olan 4080m2 nin davalı tarafından kullanıldığı, 2013-2014 ve 2015-2016 tarım dönemleri için ve davacının vakıflardan taşınmazın tamamını kiraladığı bu durumda taşınmazın tamamına zilyet olduğu da dikkate alınarak 2013 yılı için ……, 2014 yılı için ……, 2015 yılı için …… ve 2016 yılı için …… olacak şekilde, son olarak 3210 parsel için ; dava dilekçesinde 2015-2016 dönemleri için taşınmazın yarısının davalı tarafından kullanıldığı belirtildiği halde, raporda 2013-2014 ve 2015-2016 tarım dönemleri için taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığı ve davacının vakıflardan taşınmazın tamamını kiraladığı bu durumda taşınmazın tamamına zilyet olduğu da dikkate alınarak 2013 yılı için ……, 2014 yılı için ……, 2015 yılı için soğan ve 2016 yılı için …… olacak şekilde hesaplama yapılarak toplam 19.939,80 TL ecrimisil miktarı dava dilekçesindeki talepler dikkate alınmaksızın tespit edilmiştir. Davacı vekili ise bilirkişi raporunda belirlenen miktar olan 19,939,80 TL yi dikkate alarak dava dilekçesinde belirtilen dönemleri açıklanmaksızın doğrudan dava dilekçesinde belirttiği 1500TL ecrimisil miktarını 18.439,80 TL artırarak davasını ıslah etmiştir. Mahkemece ıslah edilen bu miktar üzerinden talepten fazlaya hükmedecek şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde talep dilekçesinde yazan hususlar dikkate alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.