Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6779 E. 2020/7327 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6779
KARAR NO : 2020/7327
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Eski Hale Getirme, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve ecrimisilin kabulüne diğer taleplerin reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili; vekil edeni ile davalıların komşu parsel malikleri olduğunu, davalıların vekil edeninin taşınmazının bir kısmını otopark giriş çıkış alanı olarak işgal ettiklerini açıklayarak, elatmanın önlenmesi, kal, eski hale getirme ve ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … vekili; tecavüzlü olduğu iddia edilen kısmın kendilerine devredilmesini isteyerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap sunmamıştır.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne ve 39.630,63 TL ecrimisil bedeli ile dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarı 9.611,09 TL toplamı olan 49.241,72-TL nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kal ve eski hale getirme istemlerinin reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı ve bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi, kal, eski hale getirme ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1.a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1.b) Dosya kapsamı incelendiğinde davacı vekilinin dava dilekçesinde; hesaplanacak olan ecrimisile dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep ettiği; ancak bilirkişi raporunda talep edilen dönem için ecrimisil miktarı 39.630 TL ve dava tarihine kadar işlemiş faiz 9.611 TL olarak belirlendiği, davacı vekilinin 22.07.2015 tarihli bedel artırım dilekçesinde talebini hesaplanan ana para ve faizin toplamı olan 49.241 TL şeklinde bildirdiği ve Mahkemece de ana para ve faizin toplamına hükmedildiği görülmüştür. Davacı dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep ettiğine ve bedel artırım dilekçesi ile açıklandığı şekilde talebini genişletemeyeceğine göre, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu yönü ile bozulması gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin kal ve eski hale getirme taleplerinin reddine yönelik temyiz itirazlarına gelince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi,kal davası açabileceği öngörülmüştür. Yani; asıl olan mülkiyet hakkıdır ve malik ile davalı arasında akdi bir ilişki yoksa, malikin dava açma hakkı her zaman için vardır.
Açıklanan bu ilkeye göre; davalıların, davacının malik olduğu taşınmazdaki işgali haklı bir sebebe dayanmadığından, davacının kal ve eski hale getirme taleplerinin de kabulü gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hüküm bu nedenle de bozulmuştur
SONUÇ : Davalılar vekilinin temyiz itirazları (1-b) nolu, davacı vekilinin temyiz itirazları ise (2) nolu bentte açıklanan açıklanan sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1-a) nolu bentteki sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 18.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.