Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6817 E. 2020/7241 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6817
KARAR NO : 2020/7241
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil, Müdahalenin Men’i

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu … ili, … ilçesi, … Mah. 5482 ada 61 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının camide müezzin olarak görev yaptığını, dava konusu taşınmaz bila bedel olarak davalı tarafa tahsis edildiğini, davalının 2014/Ekim ayında tayininin Karacabey ilçesine çıktığını, ancak davalının dava konusu taşınmazı tahliye etmediğini, davalının tahliyesini, müdahalenin menini ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2014/Ekim-2015/Ocak arası ecrimisil bedeli olan 2.000,00 TL’nin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğinden mahkemenin görevsizliğine … Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, müdahalenin meni ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir.
HMK’nin 2. maddesi ile “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir” düzenlemesi getirilmiştir.
Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK mad. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK mad. 115/1).
Somut olaya gelince; davacı dava dilekçesinde davalının haksız işgalci olması nedeniyle mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil isteminde bulunmuştur. Davalı dava konusu taşınmazda kiracı olduğu iddiasına dayanmamıştır. Her ne kadar … 2. Noterliği 10154 yevmiye numaralı ihtarında davacı davalıdan dava konusu taşınmaz için kira bedeli istemiş ise de bu durum davalıyı kiracı haline getirmeyeceğinden, davanın esastan incelenmesi gerekirken Mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesinin varlığının tespit edilmesi halinde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.