YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6931
KARAR NO : 2020/7525
KARAR TARİHİ : 24.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edenine ait dava konusu 248 ada 191 ve 194 parsel sayılı taşınmazların davalı tarafından tasarruf edildiğini belirterek elatmanın önlenmesi ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL ecrimisil alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde davaya konu ettiği taşınmazların 248 ada 191 ve 194 parsel sayılı taşınmazlar olduğu, bu taşınmazların ifraz sonucu 248 ada 339, 340, 341 ve 342 parsel olarak belirlendiği, fen bilirkişisinin 02.06.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalının 248 ada 190 parsel sayılı taşınmazlarına tecavüzünün olmadığının belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; çapa bağlı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava dilekçesinde belirtilen 248 ada 191 ve 194 parsel sayılı taşınmazların ifraz sonucu 248 ada 339, 340, 341 ve 342 parsellere ayrıldığı, söz konusu taşınmazların davacı adına kayıtlı olmadığı, geri çevirme kararı ile getirtilen (ve davalıya ait 248 ada 190 parsele komşu) 248 ada 331 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, 02.06.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda dava dilekçesinde belirtilen parsellere müdahalenin söz konusu olmamasına rağmen 248 ada 331 parsele tecavüzlü kısımların gösterildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece, her ne kadar 248 ada 191 ve 194 parsel sayılı taşınmazlara müdahalenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, belirlenen bu parsellerin mevcut tapu kayıtlarına göre (zaten) davacıya ait olmadığı, keşif duruşmasında yer gösterilmesi sonucu (gerçek dava konusu) 248 ada 331 parsele tecavüzlü alanların belirlendiği, (eksikliğin giderilmesi ile temin edilen) 248 ada 331 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu ve (dava dilekçesinde) maddi hata ile 248 ada 191 ve 194 parsellerin yazıldığı görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, davacı adına kayıtlı 248 ada 331 parsel üzerinden inceleme ve değerlendirmenin yapılarak toplanmış ve/veya toplanacak delillere göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.