YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6960
KARAR NO : 2020/7057
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın asıl ve davaların reddine karar verilmiş olup hükmün asıl davada davacı vekili ve karşı davada davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 8 nolu bağımsız bölümü 8/800 arsa payı ile birlikte 30.01.2008 tarihinde satın aldığını, projede salon olarak görünen yerin davalı tarafça aynı katta bulunan işyerine birleştirilmiş olduğunu sonradan öğrendiğini belirterek, projeye aykırı değişiklik yapmak suretiyle gerçekleşen elatmanın önlenmesini, taşınmazın mimari projeye uygun eski hale getirilmesini ve arsa payı maliki olduğu tarihten itibaren hak ettiği ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşınmazı fiili durumuyla kabul ederek satın aldığını, bedelin de taşınmazın fiili durumuna göre belirlendiğini, satın alma tarihinden sonra taşınmazda değişiklik yapılmadığını, dava konusu edilen yeri müvekkili kullanmadığından ecrimisil istenemeyeceğini belirterek asıl davanın reddini savunmuş, karşı dava olarak davacıya yapılan satış işleminin yanılma sebebiyle iptalini, bu olmaz ise mevcut duruma göre mimari projenin tadil edilmesini, bu da olmazsa denkleştirici adalet ilkesi gereğince satış bedelinde müvekkili aleyhine oluşan zarara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiş, 01.06.2015 tarihli dilekçesi ile tazminat talebini 22.230 TL olarak güncellemiştir.
Mahkemece asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, asıl davacı vekili ve karşı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, karşı dava sözleşmenin iptali, projenin tadili, ya da tazminat isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Asıl dosyada davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu bina üzerinde kat mülkiyeti kurulduğu anlaşılmaktadır. Kat mülkiyeti kurulmuş olan binada bir bağımsız bölümü satın alan kişi, tapu kaydında yazılı miktar ve buna bağlı olarak projesinde yazılı miktar ile satın almış ve mülkiyeti kazanmış olur. Başka bir deyişle, bağımsız bölümün, projesinde belirtilen şekilde bir bütün olarak satın alındığının kabulü gerekir. Davacının, bağımsız bölümün fiili durumu ve projesi arasında bulunan uyumsuzluk karşısında kötü ya da iyiniyetli olduğu söylenemez. Buna göre, projede 8 nolu bağımsız bölüme ait olmakla fiilen komşu bağımsız bölüme eklenmiş olan salonun dahil edildiği bağımsız bölümün tapu kaydı getirtilerek, kime ait olduğu ve kimin kullandığı hususları üzerinde durulmalı, davacı tarafa ecrimisil talebi açıklattırılmalı, tüm eksiklikler giderildikten sonra oluşacak duruma göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin yukarıda 2. bentte belirtilen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.