YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7094
KARAR NO : 2020/4240
KARAR TARİHİ : 30.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu 29 parsel sayılı taşınmazın 1.050,98 m2’sine davalı tarafından tecavüz edilmesi nedeniyle, Mahkemenin 2008/226 Esas sayılı dosyası ile müdahalenin men’ine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, taşınmaz üzerinde davalıya ait 20 adet elma ağacı bulunduğunu, elatmanın önlenmesi dosyasında ecrimisile hükmedilmediğini açıklayarak 18.000,00 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin davacıların taşınmazını işgal etmediğini, işgal edildiği iddia edilen alanın boş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nin 10.6.2014 tarihli ve 2014/7486 Esas, 2014/11548 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Her ne kadar Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş ise de gerek yargılama sırasında yapılan araştırma ve inceleme, gerekse de hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli değildir.
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, öncelikle davacılar tarafından, taşınmaz üzerinde davalıya ait 20 adet elma ağacının bulunduğu iddia edilerek ecrimisil talebinde bulunulduğuna göre, hükmüne uyulan bozma ilamı gerekleri de gözönünde bulundurulmak suretiyle, öncelikle bahsi geçen 20 adet ağacın zeminde kapladığı alanın tespit edilerek, bu alanın davacıların taşınmazına tecavüzünün bulunup bulunmadığı hususu duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra, varsa tecavüzlü alan esas alınmak ve ürün gelir yöntemine göre hesaplama yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre ise; dava tarihinden sonraki dönemi kapsayacak şekilde hüküm tesis edilmesi, dava dilekçesinde faiz talebine ilişkin olarak tarih belirtilmemiş olmasına rağmen, dava tarihinden geriye yönelik dönemi kapsayacak şekilde faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 30.6.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.