YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7241
KARAR NO : 2020/7272
KARAR TARİHİ : 16.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 3412 ada 1 parselin 1/2 hissesinin düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile vekil edene satıldığını, belirtilen taşınmaz üzerinde tek katlı biri mesken, diğerleri ise dükkan olarak kullanılan dört bağımsız bölüm bulunduğunu, davacının biri dışında bağımsız bölümlerden faydalanamadığını ve davalıların diğer bağımsız bölümleri kiraya vererek gelir elde ettiklerini ve davacının payına isabet eden kira gelirini ödemediklerini belirterek, davalıların dava konusu taşınmaza elatmalarının önlenmesini, 27.02.2008-28.02.2013 tarihleri arası için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 10.000 TL işgal tazminatının dönem sonları itibari ile hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili talebini 29.512,66 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar …, …, … ve … cevap dilekçelerinde, taraflarına intifadan men ihtarının çekilmemesi nedeniyle davanın bu yönden reddine, taşınmazın tek bina olmasına rağmen, miras bırakanlarının davacı ile anlaşarak binayı ikiye böldüğünü ve binanın … Caddesine bakan bölümünün davacıya bırakıldığını, sokak tarafının ise kendileri tarafından kiraya verilerek kullanıldığını, binanın fiili olarak taksim edildiğini, davacının payı üzerinde işgalleri olmadığını, çatı katını kendilerinin inşa ettiğini ve davacının çatı katı için talebinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davacının ecrimisil talebinin kabulü ile 28.02.2008-28.02.2013 dönemi için 29.512,66 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, müdahalenin men’i talebinin, davacının vazgeçmesi nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre bir kısım davalılar vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Çekişme konusu 3412 ada 1 parselin arsa vasfı ile Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, taşınmaza ait tapu kaydının muhdesat bilgileri kısmında taşınmaz üzerindeki binanın davalıların miras bırakanı …’a ait olduğunun belirtildiği, Beyoğlu 12. Noterliğinin 28 Kasım 1991 tarihli ve 41374 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile … tarafından taşınmazın 1/2 hissesinin davacıya satıldığı, taşınmaz üzerinde bodrum + Zemin + çatı katından ibaret betonarme bir bina olduğu, bağımsız bölümlerden çatı katının mesken olarak, zemin ve bodrum katında ise iş yeri olarak faaliyet gösterilen 4 adet bağımsız bölümün bulunduğu, 70/a kapı nolu bağımsız bölümün kira gelirinin davalı ve davacı tarafça paylaşıldığı, 70/b kapı nolu bağımsız bölümün, 7/c kapı nolu bağımsız bölümün, mesken olarak kullanılan çatı katı kira gelirinin davalı tarafça tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, ecrimisil talebine konu taşınmaz üzerindeki mesken olarak kullanılan çatı katının dinlenen davacı tanıkları tarafından davalıların murisi … tarafından 2007 yılında inşa edildiğinin beyan edilmesi sebebiyle, çatı katına ilişkin ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin, vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava değeri, harçlandırılan değer olup vekalet ücretinin de harcı tamamlanan bu değer üzerinden hesaplanacağı kuşkusuzdur.
Davada taraf kendisini vekille temsil ettirmiş ise, vekalet ücretinin, nispi harca tabi davalarda, davaya konu değer üzerinden takdir edilmesi gereklidir. Bu değer yukarıda ifade edildiği üzere harçlandırılmış değerdir. Ancak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesinde yer alan “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Somut olayda, davacının elatmanın önlenmesi talebine ilişkin vazgeçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vekil ile temsil edilen davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Dava açılırken elatmanın önlenmesi talebi yönünden değer belirtilmemiş, ecrimisil talebi yönünden 10.000,00 TL dava değeri üzerinden harç yatırılmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmiştir. Yargılama aşamasında davaya konu taşınmazın değerinin bilirkişilerce belirlenmesine rağmen, elatmanın önlenmesi talebi açısından harç yatırılmaksızın yargılamanın sonlandığı anlaşılmıştır.
Elatmanın önlenmesi talebi yönünden vazgeçme sebebiyle davanın reddine karar verildiğinden bir kısım davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı şekilde bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Kabule göre de; Mahkemece 29.512,66 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, her döneme ilişkin ecrimisil miktarı ile faizin başlangıç tarihleri ayrı ayrı hükümde gösterilmediğinden, infazda tereddüte neden olacak şekilde HMK’nin 297/2. madde hükmüne aykırı hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.