Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/7243 E. 2020/6934 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7243
KARAR NO : 2020/6934
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Meni ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, vekil edenin 5 parseli 10.08.2010 tarihinde iktisap ettiğini, iktisap tarihinden sonra ilgili taşınmazın eski malik ile ilgisi bulunmayan davalının fiili kullanımında olduğunu belirterek, fuzuli şagil konumundaki davalının ilgili taşınmazdaki haksız işgalinin sonlandırılmasına, müdahalesinin men’ine ve ilgili taşınmazdan tahliyesine ve boş olarak davacıya teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 11/06/2014 tarihli duruşmadaki beyanında; dava konusu taşınmazın öncesinde tarafına ait olduğunu, teminat amaçlı olarak bu taşınmazı … ismindeki kişiye verdiklerini, daha sonra teminatı ödediklerini, fakat …’ın bu taşınmazı kendilerine geri vermediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 126 ada, 28 pafta, 55 parsel sayılı taşınmazın 1.101,00 m2 yüzölçümlü, bodrum, zemin kat, birinci normal kat ve çekme katlı bahçeli kargir ev nitelikli ve arsa payı 125/1.100 olan bağımsız bölüm, 8 nolu meskene yaptığı müdahalenin men’i ile taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş olup; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi ve tahliye istemine ilişkindir.
Mahkemece, yüze karşı verilen kısa kararda, “davanın kabulü ile, … ili, … ilçesi, … Mahallesi 126 ada, 28 pafta, 55 parsel nolu taşınmazdan davalının müdahalesinin men’i ile tahliyesine” karar verildiği, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise, “davacının, davasının kabulü ile, davalının … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 126 ada, 28 pafta, 55 parsel sayılı taşınmazın 1.101,00 m2 yüzölçümlü, bodrum, zemin kat, birinci normal kat ve çekme katlı bahçeli kargir ev nitelikli ve arsa payı 125/1.100 olan bağımsız bölüm, 8 nolu meskene yaptığı müdahalenin men’i ile, taşınmazdan tahliyesine” karar verildiği, bu şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
TC. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı; yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. HMK’nin 298/2. maddesi gereğince, sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına da güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının bozma nedeni olacağı içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmek ve önceki hüküm ile bağlı kalınmaksızın yeni bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Davalının temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.