Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/7945 E. 2019/10132 K. 11.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7945
KARAR NO : 2019/10132
KARAR TARİHİ : 11.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin maliki olduğu 25 ada 31 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından büfe yapılarak kullanılması sebebiyle açtıkları aynı Mahkeme’nin 28.02.2013 tarihli ve 2012/340 Esas ve 2013/172 karar sayılı elatmanın önlenmesi, büfenin yıkılması ve ecrimisil istemli davasının kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini ancak davalının müdahalesinin halen devam ettiğini belirterek, dava tarihinden geriye doğru 4 yıl 9 ay için 40.000 TL ecrimisilin kademeli faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, 2009 yılında müvekkilinin büfeyi belediye tarafından yol olarak ifraz edilen alana taşıdığını ve dava konusu taşınmazdaki işgaline son verdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının 2010 yılında işgalin sona erdiği iddiasını o tarihte yargılaması devam eden ve 28.02.2013 tarihinde hüküm altına alınan aynı mahkemenin önceki dosyasında ileri sürmesi gerektiği belirtilerek, işgalin 2010 yılı Ekim ayında sonlandırıldığı iddiasına itibar edilmeyerek, 29.05.2008-28.02.2013 tarihleri arası için toplam 15.651,18 TL ecrimisil bedelinin kademeli faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk olarak belirtmek gerekir ki; önceki kesinleşen 2012/340 Esas sayılı dosyada müdahalenin sonlandırıldığının ileri sürülmemesi sebebiyle, müdahalenin dava tarihine kadar devam ettiği yönündeki Mahkeme kabulü, eksik ve yetersiz araştırmaya dayanmaktadır. Şöyle ki; davalı önceki kesinleşen dosyanın 14.07.2010 tarihli celsesinde büfeyi dava konusu taşınmazın dışına taşıdığını ve dava konusu taşınmazda sadece masa ve sandalye bulunduğunu beyan etmiştir. Bundan ayrı; temyize konu davada, duruşmada dinlenen davalı tanığı Ramazan, büfenin 2010 veya 2011 yılı Nisan ayı başlarında taşındığını; … ise, 2010 yılı Eylül ayı gibi taşındığını ayrıca davalı büfenin yeri değiştirildikten sonra çevresinde oturulmaya başlandığını ifade etmiştir.
Mahkemece, müdahaleye konu büfenin yerinin ne zaman değiştirildiği, değiştirildikten sonra müdahalenin sona erip ermediği, masa sandalye konmak suretiyle müdahaleye devam edilip edilmediği tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; dava konusu taşınmaz başında tekrar keşif yapılarak ve tanıklar taşınmaz başında dinlenerek, gerekirse tanıkların HMK hükümleri uyarınca yüzleştirilmesi sağlanarak, elatmaya konu olan büfenin yerinin hangi tarihte değiştirildiğinin ve yerin değiştirilmesinden sonra davalı tarafından masa sandalye koyularak işgal edilen yer ile birlikte davacıya ait parsele müdahale olup olmadığının duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlenmesi, müdahale olduğu tespit edilirse, müdahale edilen alanın krokiye bağlanmak suretiyle gösterilmesi, müdahale sonlandırılmış ise sonlandırılma tarihi belirlenerek sonucuna göre işlem yapılması olmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.