Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/8107 E. 2019/10781 K. 02.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/8107
KARAR NO : 2019/10781
KARAR TARİHİ : 02.12.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi (Çaplı Taşınmazda, Paydaş Olmayanlar Arasında)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı, maliki olduğu 162 ada 22 parsel sayılı taşınmazının kuzey yönünde komşusu olan 162 ada 19 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalı tarafından tecavüz edildiğini, bu durumu kadastro teknisyenine yaptırdığı ölçüm neticesinde tespit ettiğini belirterek, davalının kendisine ait olan 162 ada 22 parsel numaralı taşınmaza vaki müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Davacının davasının kabulü ile davalının davacıya ait … Köyü 162 ada, 22 parsel sayılı taşınmazına yapmış olduğu 45 m2’lik müdahalesinin menine, fen bilirkişileri … ve …’in 04.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda kırmızı renkle A harfi ile gösterilen kısma davalının müdahalesinin olduğunun tespitine, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, davacının yatırmış olduğu 252,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 625,52 TL karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına davacının yatırmış olduğu 754,40 TL masraf ve harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, talep halinde bakiye kalan masrafın davacıya iadesine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, elatılan yerin değerinden ibaret olacağı kuşkusuzdur ve belirlenen bu değer üzerinden Harçlar Kanunu’nun 26, 27, 28, 30 ve 32.maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, başlangıçta 1.000,00 TL olarak gösterilen dava değeri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, mahkemece yapılan keşifte dava konusu edilen davacının taşınmazında, davalının müdahale ettiği tespit edilen 45 metrekare yüzölçümlü taşınmaz kısmının değerinin 315,00 TL olduğunun saptandığı, davacıya mahkemece, maliki olduğu taşınmazın tamamının keşfen belirlenen 12.852,00 TL değeri esas alınarak harç ikmali yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi talebine dayandığı, bu tür davalarda harca esas dava değerinin taşınmazın el atıldığı ileri sürülen kısmının değeri olduğu, davacının ödemesi gereken harca esas dava değerin 315,00 TL olup, hükümde, dava değeri olan 315,00 TL üzerinden alınması gereken 27,70 TL harcın peşin alınan ve tamamlanan harçtan mahsubu ile kalan 199,90 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazladan harç alınması doğru değildir. Ne var ki; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün, 5. fıkrasının HUMK’un 438/7 (HMK 370.) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle; hükmün 5. bendinin hükümden çıkarılmasına ve yerine 5 . bent olarak “Dava değeri 315,00 TL üzerinden alınması gereken 27,70 TL harcın peşin alınan ve tamamlanan harçtan mahsubu ile kalan 199,90 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine” tümcesinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.