Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/8512 E. 2018/18258 K. 07.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/8512
KARAR NO : 2018/18258
KARAR TARİHİ : 07.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı-birleşen davada davalı vekili, duruşmasız olarak davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06/11/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden taraftan gelen olmadı. Karşı taraftan temyiz eden davalı-karşı davacı vekili Avukat … Koçanoğulları geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı- birleşen davada davalı vekili, davalı …’e satışı yapılan yapının ayıplı olması nedeniyle tapu kaydının iptal edildiğini ancak davalının evdeki eşyaları boşaltmayarak haksız işgalini sürdürdüğünü, davalıya evi boşaltması için gönderilen ihtarnameye cevabi ihtarnamesinde alacak talebinde bulunduğunu ileri sürerek, davalı tarafından gönderilen … 20. Noterliğinin 8.2.2013 tarih 2552 yevmiye nolu ihtarnamesinde yer alan alacak kalemlerinden borçlu olmadığının tespiti ile davalının müdahalesinin men’ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 15.10.2012 tarihinden itibaren aylık 1000’er TL ecrimisil bedelinin her ay sonundan itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili; taraflar arasında 28.11.2006 tarihinde yapılan sözleşmeye konu olan villanın ayıplı imalatı nedeniyle tapu kaydının iptal edildiğini, sözleşmenin feshedilmesi karşısında ödenen ……………leri ve mimara ödenen ücretler yönünden … 1. İcra Müdürlüğünün 2013/1357 Esas sayılı dosyası ile takip talebinde bulunulduğunu, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili asıl davanın, davacı-birleşen dava da davalı vekili birleşen davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile … 20. Noterliğinin 8.2.2013 tarih 2552 yevmiye nolu ihtarnamesinde talep edilen 8659 …… …… ev eşyası, 8345 …… site aidatı, 1.884,54 …… uçak bileti ve 2.000.00 TL …… Erdoğan’a ödendiği iddia olunan para alacakları bakımından davacı-birleşen dosyada davalı tarafın borçlu olmadığının tespitine, taşınmazın boşaltılmış olduğu anlaşıldığından müdahalenin meni ve tahliye yönündeki talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin ve ecrimisil alacağına ilişkin taleplerin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacı-birleşen davada davalı tarafın 18.500 TL borçlu olduğu anlaşıldığından, 18.500,00 TL yönünden davacı-birleşen davada davalının … 1. İcra Müdürlüğünün 2013/1357 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı yönünden ise yasal şartlar oluşmadığından talebin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm; taraf vekillerince ayrı ayrı süresinde temyiz edilmiştir.
Asıl dava, menfi tespit, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil alacağı isteklerine, birleşen dava itirazın iptali isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-birleşen davada davalı vekili ile davalı-birleşen davada davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 Sayılı HMK’nin 326 ncı maddesinin birinci fıkrasında “ Kanun’da yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” aynı maddenin ikinci fıkrasında; “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü yer almaktadır. Aynı Yasa’nın 323 ncü maddesi yargılama giderlerinin kapsamı başlığını taşımakta olup, (ğ) bendinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu belirtilmiş, 332 nci maddesinin birinci fıkrasında ise; “Yargılama giderlerine, Mahkemece res’en hükmedilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olaya gelince, Mahkemece, asıl dava yönünden yukarıda belirtilen yasa maddeleri uyarınca, yargılama giderlerine ilişkin olarak, tarafların haklılık oranlarına göre taraflar arasında paylaştırılması gereği gözetilmeksizin tamamından davalının sorumlu tutulmasına karar verilmesi ve reddedilen tutar yönünden de davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmadığı gibi, birleşen dava yönünden de; davada kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken karar ve ilam harcının hesaplanmasında hata yapıldığı görülmüştür.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onamasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme hükmünün A harfi ile başlayan bölümünün 7. fıkrasında yer alan “Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri, keşif ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.683,35 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılarak “Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri, keşif ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.683,35 TL yargılama giderlerinden davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 1.211,04 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin yazılmasına, yine A harfi ile başlayan bölüme “Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibarelerinin 12. fıkra olarak eklenmesine, yerel mahkeme hükmünün B harfi ile başlayan bölümünün 4. fıkrasında yer alan “Karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.148,25 TL nispi karar ve ilam harcının, davalı taraftan tahsili ile Hazineye irad kaydına” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “Kabul edilen miktar üzerinden alınması gerekli 1.263,73 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına” ibarelerinin yazılarak hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 Sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı – birleşen davada davalı vekili ile davacı – birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 7.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.