YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/8614
KARAR NO : 2020/973
KARAR TARİHİ : 05.02.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Şikayet eden üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin istihkak iddiası ile ilgili alacaklı tarafın istihkak iddiasının kaldırılması talebiyle açtığı davanın Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/365 Esas, 2014/747 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabul kısmen reddedildiğini, bu kararın onandığını, yargılama sonucu eklenti niteliğinde olan makineler üzerindeki borçlu şirketin mülkiyet hakkı sona ermediğinden haczin mümkün kılındığını, bu sonuca rağmen 16/05/2016 tarihinde müvekkil şirketin adresinde yeniden haciz yapıldığını belirterek, 16/05/2016 tarihli haciz işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, kabul kararı verilen menkuller yönünden muhafaza talep edilmiş olmasında hiçbir hukuksuz durumun olmadığı, yine kesinleşen mahkeme kararı gereğince iş yerini devralmış olan üçüncü kişinin borçtan sorumlu olması sebebi ile ek haciz talep edilmesinin hukuku uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin adresinde 11/05/2010 tarihinde haciz yapıldığı, haczedilen menkuller için davacı tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2013/365 Esas, 2014/747 Karar sayılı kararı ile haczedilen makinelerin borcun doğumundan sonra ve takipten sonra devrinin yapıldığı, İİK’nin 44. maddesi ve BK’nin 202. maddesi uyarınca devir alacaklının haklarını etkilemeyeceğinden bahisle davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verildiği, ilamda bahsi geçen devir işleminin sadece 11.05.2010 tarihli makinelere ilişkin olup, şirketin tamamını kapsamadığı, tamamını kapsadığı düşünülse dahi TBK’nin 202/2. maddesi uyarınca 2 yıllık sorumluluk süresi geçtikten sonra davacı şirketin borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle yeni hacizler yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne, 16.05.2016 tarihli haciz işleminin iptaline karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsıma göre, Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2010/3253 Esas S. takip dosyası ile davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu hakkında takip başlatılmıştır. Takip kapsamında 11.05.2010 tarihinde uygulanan hacizde şikayet eden üçüncü kişi şirket istihkak iddiasında bulunmuştur. İstihkak iddiasıyla ilgili alacaklı tarafından istihkak iddiasının reddi talebiyle açılan davada Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2013/365 Esas, 2014/747 Karar sayılı kararı ile kısmen kabul kısmen red kararı verildiği, tarafların temyiz istemi üzerine, Dairemizce 25.02.2016 tarihli karar ile esasa yönelik temyiz itirazları reddedilerek, yargılama giderleri yönünden hüküm bozulmuştur. Alacaklı vekili bunun üzerine 13.05.2016 tarihli talep ile istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilen menkullerin muhafaza altına alınmasını ve bu menkullere yönelik yaptırılan kıymet takdirinin de dikkate alınarak bakiye alacak için ek haciz yapılmasını talep etmiştir. İcra Müdürlüğü alacaklının haciz talebini reddedemez. Dolayısı ile 16.05.2016 tarihli hacizde usule aykırı bir yön yoktur. Ancak üçüncü kişinin yapılan yeni hacizler nedeniyle yeniden istihkak iddiasında bulunması halinde, istihkak prosedürüne göre ihtilafın çözülmesi gerekir. Bu durumda Mahkemece, şikayetin kabul edilerek aynı adreste yapılan 16.05.2016 tarihli haczin belirtilen gerekçe ile kaldırılması yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, üçüncü kişi dava dilekçesinde haczin İİK’nin 96. maddesine göre yapılmasını da şikayet konusu etmiş olup, Mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366 ve HUMK’un 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.