Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/8896 E. 2018/12399 K. 09.05.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/8896
KARAR NO : 2018/12399
KARAR TARİHİ : 09.05.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı …, 48 …… sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının ise 34 …… sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı tarafın, davacının ……ine taşmak suretiyle merdiven ve balkon yaptığını, davalıya ait evin çatısının da davacının evinin üzerinde kalarak akıntıların davacının evinin üzerine geldiğini açıklayarak, davalının müdahalesinin men’ine ve müştemilatın ve çatının kal’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davanın kabulüne, 48 …… sayılı taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin men’ine, 18,15 m2 lik kısmın gerekli masraflar davalı tarafından karşılanmak suretiyle yıkılmasına, davalıya 34 …… sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın mevcut çatısının yıkılarak, çift yüzeyli beşik çatı şeklinde doğu ve batı cephelerine eğimli, kuzey ve güney cephelerine kalkan duvarlarla kapatılan çatı şeklinde yeniden yapılmasına, gerekli yıkım ve yeniden inşa masrafının davalı tarafından karşılanmasına” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteklerine ilişkindir.
1-6100 sayılı HMK’nın 280/1 maddesi; “Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir.” hükmünü içermektedir.
Yargılama sırasında yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları dosyaya ibraz edilmiştir. Davalı taraf, 02.02.2015 tarihli dilekçesi ile mazeret bildiriminde bulunarak, bilirkişi raporlarının tarafına tebliğini talep etmiş, 04.02.2015 tarihli yargılama oturumunda, davalı tarafın mazeretinin kabulü ile bilirkişi raporlarının davalı tarafa tebliğine karar verilerek, duruşma 04.03.2015 tarihine talik edilmiştir.
Ne var ki dosyanın incelenmesinden, davalı tarafın mazeretinin kabul edilmesine rağmen, 04.03.2015 tarihli duruşma gününün ve bilirkişi raporlarının davalıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durum davalı tarafın savunma hakkını kısıtlamıştır.
Hal böyle olunca, Mahkemece, bilirkişi raporları ve duruşma günü, davalı tarafa tebliğ edilerek, rapora karşı beyanda bulunması halinde, beyan edilen hususlara göre değerlendirme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı tarafın temyiz itirazları yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı tarafın sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.