Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/9309 E. 2020/976 K. 05.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9309
KARAR NO : 2020/976
KARAR TARİHİ : 05.02.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı üçüncü kişi vekili ile asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin taşeron olarak faaliyette bulunduğu şantiyede bulunan 591 adet teleskopik dikme direk ile 819 adet döşeme panosunun 11.07.2014 tarihinde haczedilip muhafaza altına alındığını, haciz sırasında davacı şirket yetkilisinin istihkak iddiasında bulunduğunu, davacının dosya borçlusuna taahhüt ile iş yapan bir inşaat firması olduğunu, haczedilen malların dava dışı … Şirketine ait olup, müvekkili şirketin kiracı sıfatı ile zilyedi olduğunu, malların borçluya ait olmadığını bildirerek, istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, İİK’nin 97/a maddesinde belirtilen mülkiyet karinesinin aksinin ispatının iddia eden kişiye düştüğünü, hacze konu mallar borçlu elinde olduğundan, bunların borçluya ait olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan fatura ve diğer belgelerin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca haczedilen taşınır malların ayırt edici nitelikte özelliklerinin bulunmadığını, misli nitelikte taşınır olduklarını, faturalarda eşyaların ayırt edici özellikleri yer almadığından, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı üçüncü kişinin ibraz ettiği adi yazılı kira sözleşmesine dayalı olarak ve kiracılık sıfatı kapsamında istihkak davası açtığı, ancak kira sözleşmesinde borcun sadece taraflar yönünden sonuç doğuracağı, borç ilişkisinden kaynaklanan şahsi hakların sözleşmenin tarafı olmayan kişilere karşı ileri sürülemeyeceği ve üçüncü kişinin bu anlamda istihkak davası bakımından aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı, müdahil davacı açısından ise 11.07.2014 tarihli haciz sırasında davacı üçüncü kişi şirket temsilcisinin kira sözleşmesine dayalı olarak istihkak iddiasında bulunduğu, İİK’nin 96. vd. hükümlerine göre istihkak prosedürünün söz konusu üçüncü kişi bakımından yürütüldüğü, asli müdahale talebinde bulunan firmanın mülkiyet beyanına dayalı olarak yürütülmüş bir prosedürün söz konusu olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili ve müdahil davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1.a-) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b-) Mahkemece, davacı üçüncü kişinin davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) olmadığından ret kararı verilmesi doğru ise de, vekalet ücretinin nispi olarak takdiri doğru olmamıştır. Zira, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi halinde, davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekir. Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
2- Müdahil davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisi bulunan müdahil davacı şirket vekili, Mahkemeye sunmuş olduğu 24.01.2018 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini bildirdiğinden temyiz dilekçesinin vaki feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı fıkranın (b) bendinde açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulüne, 6 numaralı hüküm fıkrasından “….2.739,60 TL ….” ibaresinin çıkarılarak yerine “ … 906,00 TL maktu” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, (1) numaralı fıkranın (a) bendinde açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı fıkrada açıklanan nedenler ile müdahil davacı vekilinin temyiz dilekçesinin vaki feragat nedeniyle REDDİNE, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 05.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.