YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1186
KARAR NO : 2021/2305
KARAR TARİHİ : 15.03.2021
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.04.2018 tarihli ve 2016/507 Esas, 2018/166 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar …, … ve … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ile davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil eden ile davalıların maliki ve hissedarı olduğu 1627 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/309 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davasında konu taşınmazın üzerinde bulunan iki katlı evin vekil edene ait olduğunun davalılar …,ve … tarafından vekilleri aracılığı ile kabul edilmediğinden işbu davanın açıldığını belirterek 1627 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı evin mülkiyetinin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar …, … ve … vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu yapının muris …’ın kendi geliri gerek ise maliki bulunduğu taşınmazları satıp taşınmazların satış geliri ile 2006 yılında yapmaya başlayarak tamamlamaya başladığını, murisin davacı eşinin bağkur prim borçlarını ödeyerek emekli olmasını sağladığını, davacının dava konusu yapıyı yapabilmesi için hiçbir geliri bulunmadığını, dava konusu yapının yapımında davacının hiçbir maddi katkısının olmadığı, zira yeterli bir gelirinin de bulunmadığı belirterek reddini savunmuştur.
Davalı …’a 11.07.2017 tarihli dilekçesi ve 27.02.2018 tarihli duruşmadaki beyanında davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile 1627 parselde kayıtlı olan taşınmaz üzerindeki binanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi üzerine; Mahkeme hükmüne karşı, davalılar …, … ve … vekili tarafından bu karara ilişkin istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce Davalılar …, … ve … vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulü ile; davalı …’un kabulü ayrıca gözönünde bulundurulmak suretiyle, davaya konu 1627 parselde kayıtlı olan taşınmaz üzerindeki iki katlı muhdeset binanın 1/2 sinin davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve Davalılar …, … ve … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz yoluna edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda, tapu kaydına göre, dava konusu 1627 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesi davacı ve davalılar …, … ve …’ın miras bırakanı … 2/3 hissesi davalı … adına kayıtlı bulunmaktadır. Dava konusu binanın muris …’ın sağlığında 2006 yılında yapımına başlanıp, 2011 yılında tamamlandığı, murisin ise 08.12.2015 tarihinde vefat ettiği, keşif tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde mesken olarak kullanılan iki katlı bir evin bulunduğu, davacının birinci katın davacının oğlunun getirdiği malzemeler ve getirdiği ustaların yardımıyla yapıldığını, ikinci katın ise emekli ikramiyesi ve emekli maaşı ile yaptırıldığı iddia ettiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden Muris …’ın 08.12.2011 tarihli 4059 yevmiye nolu işlem ile … 125 ada 4 ve 6 parseldeki iki adet taşınmazdaki hisselerinin tamamını diğer hissedarlar ile birlikte toplam 248.000,00.TL’ye satış yapıldığı, bundan başka 2490 yevmiye nolu 16.06.2014 tarihli tapuda temlik işlemi ile adına kayıtlı 102 ada 5 parseldeki hissesini diğer hissedarlarla birlikte 1.900,000.TL’ ye satışını yapıldığı, …şubesindeki muris … ile eşi davacı ile adlarına açılmış son hesaptaki 45.000,66 TL.nin 28.03.2018 tarihi itibariyle çekilmediği, davacı …’ın ise 30.12.2011 tarihli tahsis talebine istinaden 01.01.2012 tarihinde başlamak üzere aylık bağlandığı, 01.01.2012 ile 16.02.2014 tarihinde birikmiş aylığı 18.729,29 TL’nin 17.02.2014 tarihinde … şubesine gönderiliği, davacının 2011 yılında tamamlandığını kabul ettiği evin 17.02.2014 yılında alınan birikmiş maaş ile yapılamayacağı, davacının evin tamamlanması için kredi çektiği iddiasının davacı tarafından dosyaya sunulan kredi ödeme planı örneklerinde çekilen kredilerin tarihleri 17.04.2014 ve 30.07.2015 olduğu dikkate alındığında 2011 yılında tamamlandığı kabul edilen binanın davacının tarafın imkanlarıyla yapıldığı iddiasını ispata yarar olmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlardan, binanın murisin sağlığında inşaa edildiği sabit olup; tüm inşaat bedelinin bizatihi davacı tarafından (diğer mirasçıların veya murisin hiçbir katkısı olmadan) karşılanması suretiyle, (binanın tamamının) kendi nam ve hesabına yapılıp meydana getirildiği tereddüde mahal bırakılamayacak şekilde kanıtlanamamıştır. Yapım işleri ile bizzat ilgilenmek veya bir takım iyileştirme niteliğindeki işlerin yapılması muhdesatın tespiti için yeterli değildir. Şartların varlığı halinde iyileştirme niteliğindeki bu işlerin bedelleri ise sebepsiz zenginleşme niteliğindeki eda davasına konu edilebilirler. Açıklanan nedenlerle, davalı … tapuda 2/3 pay maliki olup, davayı kabulü bulunduğuna göre, bu kabulün ortaklığın giderilmesi davasının satış aşamasında göz önünde bulundurulmak üzere davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, davalılar …, … ve … vekilinin temyiz itirazları (2) nolu benlerde açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.